Mersin, Tarsus ve Bölgedeki gündem, ekonomi, son dakika, spor ve yaşam dünyasındaki önemli gelişmelerden anında haberdar olmak ister misiniz?

:

:

:

Koronavirüs sürecinde Tarsus’ta 1 Mayıs açıklaması

Güncel
Tarih: 30 Nisan 2020 Perşembe 16:41
Koronavirüs sürecinde Tarsus’ta 1 Mayıs açıklaması
Yazı Boyutu:
Metni küçült
Metni büyüt
Koronavirüs sürecinde Tarsus’ta 1 Mayıs açıklaması
 
1 Mayıs İşçi Bayramı dolayısıyla Tarsus’ta demokratik kitle örgütleri tarafından ortak basın açıklaması yapıldı. Koronavirüs tedbirleri kapsamında tüm etkinliklerin yasaklanması ve 1 Mayıs günü (yarın) sokağa çıkma kısıtlaması uygulanacağı için sadece basın açıklaması yapılmasına izin verildi.
 
TARSUS EMEK VE DEMOKRASİ GÜÇLERİ (KESK-EĞİTİMSEN, SES, BES, TÜMBELSEN, HABERSEN-DİSK GENEL İŞ, TÜM EMEKLİ SEN, PSAKD, CHP, HDP, HALKEVLERİ, EMEP, SOLPARTİ, TKP1920, YEŞMADER) tarafından Yarenlik Alanı saat kulesi önünde gerçekleşen basın açıklamasını okuyan Eğitim-Sen Tarsus Şube Başkanı Yasemin Yücel, şu noktalara değindi:
 
“Bizler bu ülkenin işçileri, emekçileri, kamu emekçileri, mühendisleri, mimarları, hekimleri, aydınları, akademisyenleri, sanatçıları, gençleri, kadınları, emeklileri….
Bizler bu dünyanın tüm değerlerini ve güzelliklerini, alın terimizle, aklımızla, bilgimizle, kısacası emeğimizle üretenler.
2020 1 Mayısında her yıl olduğu gibi umutlarımızla, bilincimizle ve dayanışmamızla bir aradayız.
On yıllardır dünya halklarına sınırsız bir emek ve doğa sömürüsü, savaşlar, ekonomik krizler, artan eşitsizlikler, yoksulluk, işsizlik dışında hiçbir şey sunamayan bu düzen küresel salgın ile beraber büyük bir uygarlık krizi yaşıyor.
Kapitalist sistem insanlığın, doğanın ve yaşamın üzerine çöküyor, bu düzenin çarkları bizleri, dünyanın tüm değerlerini ve güzelliklerini üretenleri insanca yaşatmak için kurulmamış.
Salgın koşullarında bile zorunlu olmayan işlerde, fabrikalarda, atölyelerde, kamu kurum ve kuruluşlarında, şantiyelerde çalışmamızı dayatan; zorunlu işlerde gerekli önlemleri almadan bizleri çalıştıran bu düzen, bizi üretimdeki herhangi bir araç gereçten farksız basit bir meta olarak görüyor.
Artık daha net görüyoruz ki, insani ihtiyaçlarımız için üretmiyoruz, insanca yaşamak için üretmiyoruz, toplumun geniş kesimlerine daha iyi bir yaşam kurmak için üretmiyoruz. Sadece ve sadece sermayenin bu akıldışı düzeninin çarkları dönsün diye üretiyoruz.
İşte 2020 1 Mayıs'ı bu gerçekliğin en çıplak haliyle görüldüğü ve bunun karşısında işçi sınıfının başka bir dünya, yeni bir toplumsal düzen iradesinin dünya çapında haykırıldığı bir kırılma anı olarak tarihe geçecek.
Biz yeni bir toplumsal düzen istiyoruz.
Eğer bugün biz emekçilerin egemen olduğu bir düzen olsa idi salgına karşı toplumun sağlığını, işini ve geçimini koruyacak gerçek bir mücadele verirdik.
1. Temel, zorunlu ve acil mal ve hizmet üreten işler dışında bütün işlerde salgın süresince çalışma acilen durdurulurdu. Çünkü yaşamaktan, insandan daha önemli hiçbir şey olmazdı.
2. Salgın süresince herkesin işi ve geçimi devletin güvencesinde olurdu.
3. İnsanlar yaşam savaşı verirken elektrik, su, doğalgaz faturalarından KDV, kredilerden faiz toplamak asla akla gelmeyeceği gibi, temel ihtiyaçlar salgın riski boyunca devlet tarafından karşılanırdı.
4. Tümüyle kamu kontrolündeki sağlık kuruluşları, yurttaşların tamamına, istisnasız ve ön koşulsuz bütünüyle parasız sağlık hizmeti sunardı. 
5. Salgına karşı önlemler üç beş patron örgütü ile değil, işçilerle, kamu emekçileriyle, hekimlerle, mühendislerle, akademisyenlerle beraber belirlenirdi. Ölçü patronların karları değil aklın ve bilimin ışığında toplumun korunması olurdu. 
6. Başta hekimler, sağlık ve belediye çalışanları olmak üzere tüm zorunlu işlerde çalışanlar haftalarca koruyucu ekipman beklemez, insanlarımızın ölümü ve hastalanması engellenirdi.
7. Tüm kadınlara iş ve gelir güvencesi sağlanır, evde kalınan dönemlerde ev içi şiddetin önlenmesi için devlet etkin önlemler alırdı.
8. Tek kişinin dediği ferman olmaz, muhtarından belediyesine tüm kamu kurumları ile işbirliği içinde bir mücadele yürütülür, maskesinden ekmeğine tüm ihtiyaçlar beraber karşılanır, siyasi rekabet değil halkın sağlığı öncelikli olurdu.
Bu anlatılan hayal değil. İnsanlık tarihi boyunca egemenler, toplumun çoğunluğunun çıkarına bir düzenin mümkün olmadığını anlattılar ve yalan söylediler.
Bugün görüyoruz ki, asıl mümkün olmayan, asıl akıldışı olan bu düzendir. Toplumları hastalığa, dünyayı ekolojik krizlere, üretenleri açlığa, işsizliğe, güvencesizliğe mahkum eden bu düzen Türkiye ve dünya halklarının sırtında bir yüktür.
Bu düzenin çarkları bizim emeğimizle, aklımızla, bilgimizle dönüyor, öyle ise biz bu düzeni emekten, demokrasiden, barıştan yana değiştirebiliriz.
Biz emekçiler sermaye değil halk egemenliğini esas alan, sömürüye karşı emeğin haklarını koruyan, toplumsal zenginliğe el koyan yüzde 1’in değil toplumun yararını esas alan yeni bir toplumsal düzeni kurmak için seferber olacağız.
1.İnsan onuruna yaraşır bir iş ve ücret, kamusal sosyal güvenlik ve sendikal hakların eksiksiz güvence altına alındığı yeni bir toplumsal düzen kuracağız.
2.Demokrasinin ve ifade özgürlüğünün tahrip edilmediği yeni bir toplumsal düzen kuracağız.
3.Her türlü ayrımcılığa, cinsiyetçiliğe ve ötekileştirmeye karşı eşit yurttaşlığın, yurtta, bölgede ve dünyada barışın benimsendiği yeni bir toplumsal düzen kuracağız.
2020 1 Mayıs'ında tarihin bu kırılma anında ilan ediyoruz:
Birliğimizi, mücadelemizi ve dayanışmamızı böylesi bir toplumsal düzeni kurmak için güçlendireceğiz.
Yeni bir toplumsal düzeni emek ile bilim ile kuracağız!
 
          Bizler; krizlere, salgınlara yol açan bu politikaların devam ettirilmesine geçit vermeyeceğiz. Özelleştirmelere, kamusal hizmetlerin sermaye için karlı alanlar olarak piyasalaştırılmasına, güvencesizliğe, taşeron çalışmaya, esnek çalışmaya, doğanın talan edilmesine, nükleer santrallere, hayvanların/bitkilerin doğal yaşam alanlarının katledilmesine karşı mücadeleyi çok daha güçlü şekilde yükselteceğiz. Mücadeleyi dayanışma ile güçlendireceğiz.
           İnsan onuruna yaraşır bir iş, gelir ve sosyal güvenlik talepleriyle dünya emekçileri tek ses, tek yürek olacağız! Barış içinde savaşsız sömürüsüz bir dünyada yaşama ve yaşatma talebimizi 1 Mayıs’ta bir kez daha haykıracağız!
 
Sevgili Kamu Emekçileri, İşçiler, İşini Kaybedenler, Emekliler,
Aydını, Sanatçısı, Gazetecisi, Öğrencisi, Esnafı, Kadını, Genci, Yaşlısıyla,
Hep Birlikte;
Uluslararası Birlik, Mücadele ve Dayanışma Günü işyerlerimizde, sembolik de olsa alanlarda, Taksim Meydanında, sendikalarımızda, evlerimizde, balkonlarımızda 1 Mayıs Marşımızı hep birlikte söyleyeceğiz! Baharın coşkusuyla, güzel günler göreceğimizin inancıyla pankartlarımızı sallayacağız, sloganlarımızı haykıracağız!
 
İnsanlığı ve Doğayı Öldüren Sömürü Düzenine Mahkûm Değiliz!
Başka Bir Dünya, Başka Bir Ülke Mümkündür! Bunun İçin;
1.         İş güvencesi ve insanca yaşanacak ücret, herkes için temel gelir sağlanmalıdır!
2.         Özelleştirmelere son verilmeli, özelleştirilen kamu kurumları yeniden kamulaştırılmalı, kamusal politikalar hayata geçirilmelidir!
3.         Sosyal mesafeye mecbur kalmamak için sosyal koruma ve sosyal devlet politikaları hayata geçirilmelidir!
4.         Kamusal hizmetler parasız, nitelikli, ulaşılabilir, bilimsel ve anadilinde olmalıdır.
5.         Kamu kaynaklarının toplanması ve harcanmasında halk odaklı, adil ve eşitlikçi bir sistem kurulmalıdır!
6.         Tüm kadınlara iş ve gelir güvencesi sağlanmalı, artan şiddete karşı İstanbul Sözleşmesi ve 6284 Sayılı Yasa etkin bir biçimde uygulanmalıdır!
7.         Vergide adalet sağlanmalı, salgında dahi sermayenin kollanmasına son verilerek servet vergilendirilmelidir!
8.         Salgın sürecinde, temel, zorunlu ve acil mal ve hizmet üreten işler dışında bütün işlerde çalışma acilen durdurulmalı, işten çıkarmalar yasaklanmalı, ücretsiz izin dayatmasından vazgeçilmelidir! Çalışanlara ücretli izin verilmeli, işsizler için koşulsuz işsizlik maaşı ödenmeli, küçük esnaf ve çiftçi desteklenmelidir!
9.         Zorunlu alanlarda dinlenerek, daha kısa saatler aralığında çalışma düzenlenmeli, yeterli, kaliteli koruyucu malzeme sağlanmalı, tüm tedbirler kurum idarelerince alınmalıdır.
10.       Tüketici, konut ve taşıt kredileri ile kredi kartı borçları faiz işletilmeden ertelenmeli, elektrik, su, doğalgaz ve iletişim faturaları salgın riski boyunca devlet tarafından karşılanmalıdır!
11.       Özel sağlık kuruluşları kamu kontrolüne geçirilmeli, yurttaşların sağlık hizmetlerine erişimi istisnasız ve ön koşulsuz bütünüyle parasız olmalıdır!
12.       Varlık Fonu derhal lağvedilmeli, kamu kaynakları halk sağlığının, emekçilerin haklarının korunması ve geliştirilmesi, kayıt dışı çalıştırılanlar, işsizler, evsizler, göçmenler başta herkese gelir güvencesi sağlanması için kullanılmalıdır!
 
YAŞASIN İŞÇİLERİN EMEKÇİLERİN BİRLİK. MÜCADELE VE DAYANIŞMA GÜNÜ!
 
YAŞASIN 1 MAYIS !”
Bu haber toplam 1375 defa okunmuştur.
Etiketler:
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Henüz yorum eklenmemiştir.
Tarsus Akdeniz ©1994 - Tüm Hakları Saklıdır, Kaynak Gösterilmeden İçerik kopyalanamaz.
Oluşturma süresi(ms): -1