Mersin, Tarsus ve Bölgedeki gündem, ekonomi, son dakika, spor ve yaşam dünyasındaki önemli gelişmelerden anında haberdar olmak ister misiniz?

:

:

:

Hasan İleri’den 6 Şubat değerlendirmesi

Siyaset
Tarih: 10 Şubat 2026 Salı 13:25
Hasan İleri’den 6 Şubat değerlendirmesi
Yazı Boyutu:
Metni küçült
Metni büyüt
1920 TKP Toplumcu Kurtuluş Partisi İl Başkanı Hasan İleri’nin 6 Şubat 2023 Depremiyle ilgili değerlendirmede bulundu.
 
1920 TKP Toplumcu Kurtuluş Partisi İl Başkanı Hasan İleri’nin açıklaması şöyle:
“Geçen hafta  6 Şubat 2023 depreminin 3. yıl dönümüydü, her 6 Şubat’ta yüreğimiz tekrar kanıyor. Kaybettiğimiz canlarımızı bir daha andık, birbirimize söz verdik, bir daha benzer felaketler yaşamayalım diye nasıl tedbirler almamız gerektiğini konuştuk. Deprem dirençli kentler, afetlere dayanıklı konutlar, okullar hastaneler yapılsın, yaşam alanlarımız emekçilerin mezarı olmasın diye yapabileceklerimize yoğunlaştık. Yurttaş olmanın  vatandaş olmanın seçmen ve insan  olmanın bize yüklediği  savsaklanamaz çok  önemli bir görevimiz var. Bu görev iktidarları denetlemektir, halkın vergilerinin halk için harcanmasının sağlanmasıdır. Emekçiler kendilerini  ve toplumu koruma bilinciyle donandığında,  iktidarları denetleme görevini hakkıyla yerine getirdiğinde yeni 6 Şubat’ların önüne geçebiliriz.
 
Ne olmuştu 6 Şubat 2023’te?  Kahramanmaraş, Hatay, Gaziantep, Adıyaman, Malatya, Kilis, Şanlıurfa, Adana, Osmaniye, Diyarbakır, Elazığ illerini derinden etkileyen büyük bir deprem olmuştu.
Deprem büyüktü evet, ama kayıplarımız olağanın ötesindeydi. Çünkü deprem uzmanlarının ve bizzat devlet kurumlarının resmî uyarılarına rağmen deprem öncesi hazırlıkları yapmamıştı  AKP iktidarı, depremde  kurtarma ve yardım çalışmalarını da vaktinde başlatmadı, devletin gücünü harekete geçirmekte geç kaldı. Kaybedilen çok değerli ilk 48 saatte, ilk 72 saatte halkın gönüllü seferberliği  elbette ki yetmedi.
 
 Deprem bölgesinde yeniden inşa çalışmaları da hâlâ bitmedi. Konteyner kentlerden kalıcı konutlara geçiş tamamlanmadı. 
 
Tüm sorumluları görevlerini yapmaya, yaraları hızlıca  sarmaya ve  insanca yaşanabilecek konutları acil teslim etmeye; ülkemizin bir daha benzer felaketleri yaşamaması için,  bilimin rehberliğinde depremlere ve afetlere  dirençli kentler oluşturmaya çağırıyoruz. 
 
İktidar yerle bir olmuş deprem kentlerinde yeniden inşa çalışmalarından kendisine övünç payı çıkarmaya çalışıyor. Uzun iktidarı boyunca kentleri depreme hazırlamadığı gerçeğini ve defalarca çıkardığı imar aflarıyla çürük binaları insanlara mezar ettiğini unutturmaya çabalıyor. Bunların üzerine de deprem anındaki liyakatsiz, eş güdümsüz, beceriksiz tutum eklendiğinde tablo tamamlanıyor. Buradan övünç çıkmaz, utanç çıkar.
 
İsterdik ki konut sorunu sadece deprem bölgesiyle sınırlı olsun, hep birlikte tüm gücümüzle yeniden inşayı tamamlayıp insanları barınmaya aşa işe güvenliğe kavuşturalım. Ne yazık ki öyle değil, bugün güzel ülkemizin her köşesinde  konut sorunu ilk sıralarda.
Eski yıllarda emekli dostu bir kent olan Mersin, 2011 yılında başlayan yanlış dış politika tercihleriyle büyük bir sığınmacı/göçmen akınına uğradı. Ardından 6 Şubat 2023 depremiyle, deprem bölgesine komşu olan ilimiz Mersin, depremzede kardeşlerimizi büyük bir gönül hoşluğuyla bağrına bastı, zor günde dayanışmanın gereklerini yerine getirdi. Tüm bunlara bağlı olarak konut sorunu emekçiler ve emekliler için yakıcı hâle geldi.
 
Eski yıllarda  emekçiler aylıklarının üçte biri, en fazla yarısıyla mütevazı bir konutta oturabilirken, 2020 yılından beri aylıklar kiraya yetmez oldu. Emekliler bu ekonomik kırımdan en fazla etkilenenler arasındadır. Ucuz soğuk otel odalarını, otogarları mesken tutmak,  hastane acillerini ısınmak için kullanmak, kahveye oturamayıp parklarda vakit geçirmek kaderleri oldu. 
 
İktidar TOKİ eliyle her seçim öncesinde konut kampanyaları düzenliyor. 2022 yılında büyük bir gürültüyle ’’İlk evim arsa’’ adlı  konut ve arsa kampanyası açıklamıştı. Bu kampanyada kuralar çekildiği, ön ödemeler tahsil edildiği hâlde, henüz arsasına kavuşup inşaata başlayabilen bir kişi bile yok. Şimdi de önümüzdeki seçimde sahte umut yaratmak üzere 500 bin sosyal konut projesi açıkladılar.
 
Konut açığı ülkemizde en yüksek düzeydedir. Sorunun kaynağı olan iktidarın konut sorununu halkçı anlayışla çözme niyeti ve iradesinin olmadığı ortadadır. Başta İstanbul ve Ankara Büyükşehir Belediyeleri olmak üzere ilçe belediyeleriyle  eş güdüm içerisinde, gerçek anlamda en yoksulları gözeten uygulanabilir sosyal konut projesini ayrıntılandırarak topluma sunmalı, bu kanayan yaraya merhem olacak halkçı çözümleri hızla gerçekleştirmelidir.
 
Tarımı hayvancılığı  sanayisi eğitimi ve sağlığıyla  kendi kendine yeten yedi ülkeden biriydik, güzel ülkemizin alnı ak başı dik onurlu emekçileriydik. Cumhuriyetin kamucu halkçı geleneğiyle biriktirdiklerimizi, devlet işletmelerini, limanları, çiftlikleri, şeker fabrikalarını, SEKA’yı, Sümerbankı, Türk Telekomu, Tüpraş’ı, Tedaş’ı özelleştirmelerle satıp savdınız, yandaş tekellere aktardınız, gençlerimizi işsiz, öğrencilerimizi aşsız, işçimizi yoksul, esnafı siftahsız, çiftçiyi ekimsiz bıraktınız.
Çare planlı ekonomiye geçmek, yeniden devletleştirme, yeniden kamulaştırmadır. Kamunun gücü bir avuç rantiye, iç ve dış tefeci, holdigleşmiş tarikatlar, dolar milyoneri ve milyarderleri için değil emekçiler için kullanılmalıdır.”

 
Etiketler:
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Henüz yorum eklenmemiştir.
Akdeniz Gazetesi ©1994 - Tüm Hakları Saklıdır, Kaynak Gösterilmeden İçerik kopyalanamaz.
Oluşturma süresi(ms): -1