Mersin, Tarsus ve Bölgedeki gündem, ekonomi, son dakika, spor ve yaşam dünyasındaki önemli gelişmelerden anında haberdar olmak ister misiniz?

:

:

:

Ankara gar katliamında yaşamını yitirenler Tarsus’ta da anıldılar

Güncel
Tarih: 11 Ekim 2019 Cuma 08:40
Ankara gar katliamında yaşamını yitirenler Tarsus’ta da anıldılar
Yazı Boyutu:
Metni küçült
Metni büyüt
Ankara’da 4 yıl önce 10 Ekim günü yaşanan Cumhuriyet tarihinin en kanlı terör eyleminde yaşamını yitirenler Tarsus’ta da anıldı. Tarsus’tan da 3 kişinin hayata veda ettiği saldırının yıl dönümü dolayısıyla Tarsus Emek ve Demokrasi Güçleri bileşenleri tarafından Yarenlik Alanı’nda ortak basın açıklaması yapıldı.
 
Burada katılımcılar adına basın açıklamasını okuyan Pir Sultan Abdal Kültür Derneği Tarsus Şube Başkanı Cuma Erçe, saldırı üzerinden 4 yıl geçtiğini vurgulayarak, “Ancak, yüreğimizde açtığı yara kanamaya devam ediyor ve tarifsiz acımız daha ilk günkü tazeliğini koruyor. Açıklamamızın başında ülkemizin en korkunç katliamlarından biri olan Ankara katliamında şehit düşenlerimizi saygı ve özlemle anıyor ve katliama sebep olanları, emri verenleri, katliamcıları koruyup kollayanları, onları besleyip büyütenleri, ortam hazırlayanları da nefretle ve şiddetle kınıyoruz” dedi.
 
“10 Ekim 2015 tarihinde, Türkiye’nin dört bir yanından savaşa karşı barış taleplerini haykırmak, halkımızın barışa ve kardeşliğe olan özlemlerini dile getirmek, geleceğe dair umutlarını yaşatmak, ‘Savaşa İnat, Barış Hemen Şimdi!’ demek için Ankara Gar Meydanında toplandık. Tek amacımız ülkemizin içine sürüklendiği baskı, şiddet ve kaos ortamına karşı emekten, barıştan ve demokrasiden yana güçlü bir ses vermekti. Ne yazık ki; buna izin verilmedi. Ölüme karşı ısrarla yaşamı savunanlar, ‘Artık kimse ölmesin’ diye haykırırken, Ankara’ya kadar göz göre göre gelen IŞİD canileri tarafından patlatılan canlı bombalarla vahşi bir katliamın kurbanları oldular. Her birimiz annelerimizi, babalarımızı, kardeşlerimizi, arkadaşlarımızı, yoldaşlarımızı kaybettik. Birlikte güle oynaya gittiğimiz yoldaşlarımızı, bu korkunç katliamda kurban verdik” diyen Cuma Erçe, sloganlarında atıldığı açıklama da daha sonra şunlara değindi:
 
“Katliam sonrasında da, sağ kalanlarımızın yaptıkları ilk yardım ise, ne yazık ki polisin yaralıları hedef alan şiddeti ve biber gazlı saldırısı ile engellendi ve atılan gaz bombaları sonucu çok sayıda arkadaşımız hayatını kaybetti. Şimdi buradan soruyorum, atılan veya sıkılan gaz bombalarını kullanan polislerin ve polise bu emri verenlerin, katliamı gerçekleştirenlerden bir farkı var mıdır? Saldırı sonrasında 500’ü aşkın arkadaşımız yaralanırken, halen çok sayıda arkadaşımız farklı organ kayıplarına uğrayarak hayatını sürdürmeye çalışıyor. Daha da kötüsü binlerce arkadaşımız bu katliamın yarattığı derin psikolojik tahribatın altında yaşamını sürdürüyor.
Değerli Basın Emekçileri!
10 Ekim Ankara Katliamı üzerinden dört yıl geçmiş olmasına rağmen, olayın gerçek sorumluları inatla saklanmış, korunmuş ve hiçbir kamu görevlisi yargı önüne çıkarılmamıştır. Aksine bu husustaki tüm taleplerimiz reddedilmiş ve katliamın üzerindeki sis perdesi kaldırılmak istenmemiştir. Bugün katliama üç şehit vermiş olan Tarsus’ta bu meydandan sesleniyoruz. Katliamda bizzat kusuru olan kamu görevlilerini, mülki amirleri yargı önüne çıkarın. Dönemin başbakanı Davutoğlu’na da bir çift sorumuz olacak. Birincisi patlama sonucunda oylarımız artıyor demiştiniz ya bu sözünüzü biraz daha açar mısınız? İkinci sorumuz ise şudur; geçtiğimiz günlerde yaptığınız beyanatta,  7 Haziran-1 Kasım 2015 tarihleri arasında neler oldu, bir açıklarsam el içine çıkamazlar dediniz. Neler oldu Davutoğlu? O süreçte neler yaptınız? Oy uğruna kimlere göz yumdunuz? Bunların hepsi planlı mıydı? Açıklayın Davutoğlu? Açıklamaz iseniz bu katliamdaki sorumluluktan kurtulamayacaksınız.
Sevgili Tarsuslular! Evet, bu katliamda 103 arkadaşımızı şehit verdik şehitlerimizin üçü Tarsus’tan giden arkadaşlarımızdı. Bunlar bizim abimiz, bizim kardeşlerimizdi. Barış istemek, savaşa hayır demek ve halkların bir arada kardeşçe yaşamını savunmaktan başka bir suçları yoktu. Diğer yüz şehidimiz gibi bunlar da Kangren haline gelmiş olan Kürt sorununun barışçıl ve demokratik yollardan çözümünü savunuyor, hiçbir gencimiz ölmesin, analarımız göz yaşı dökmesin istiyorlardı. Suriye’de emperyalist güçler tarafından oluşturulan bataklığa girmeyelim ve bu insanlık suçuna ortak olmayalım istiyorlardı. Aleviler üzerindeki asimilasyon politikalarına son verilsin, laik ve demokratik bir Cumhuriyeti birlikte inşa edelim diyorlardı. Yani kısacası Türk, Kürt, Arap, Çerkez, Alevi, Sünni, Ezidi v.s kim olursa olsun, kimsenin inancından, dilinden, kültüründen, cinsiyetinden, dünya görüşünden dolayı horlanmadığı, ayrımcılığa tabi tutulmadığı bir yaşamın mümkün olduğuna inanıyorlardı. Şimdi, Metin PEŞMEN, Leyla ÇİÇEK ve Orhan IŞIKTAŞ bu kentin topraklarında yatıyorlar. Biz biliyor ve inanıyoruz ki çoktan toprakla harman oldu bedenleri ve üzerlerinde çoktan barış çiçekleri açtı. Şimdi onların hayallerini yaşatmak bizim boynumuzun borcu olsun.
Yarın saat 15,30’da önce Tarsus Şehir Mezarlığında, sonra da Zübeyir köy mezarlığında şehitlerimizi mezarları başında anacağız. Onlara barış sözümüz vardı ve bu sözü onların huzurlarında bir kez daha haykıracağız.
 
Sevgili dostlar! Bugünlerde yine savaş tamtamları çalmaya başladı ülkemizde. Tam bir yönetememe krizi yaşayan siyasal iktidar, bu krize bir de ekonomik kriz eklenince yine çözümü kavgada, yine çözümü hukuksuzlukta ve ne yazık ki savaşta aramaya başladı. Bir taraftan seçimle iş başına gelenleri görevden alıp, yerlerine hukuksuz bir biçimde kayyum ataması yapıyorlar, bir taraftan muhalif olanları toptan terörist ilan ediyorlar, bir yandan da ülkemizi Suriye’de bir bataklığın içine sürüklüyorlar. Buna izin vermeyeceğiz. Bu uğurda şehit verdiğimiz canlarımıza sözümüzü yerine getireceğiz ve barışı savunmaya devam edeceğiz.
 
Savaşa hayır! Barış hemen şimdi! Demeye devam edeceğiz.
Kahrolsun faşizm, yaşasın demokrasi demeye devam edeceğiz.
Gericiliğe ve ırkçılığa karşı kardeşliği savunmayı sürdüreceğiz.
10 Ekim Şehitlerimize sözümüz var. Yaşasın Barış! Yaşasın Barış! Yaşasın Barış!”
 

 
Bu haber toplam 440 defa okunmuştur.
Etiketler:
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Henüz yorum eklenmemiştir.
Tarsus Akdeniz ©1994 - Tüm Hakları Saklıdır, Kaynak Gösterilmeden İçerik kopyalanamaz.
Oluşturma süresi(ms): -1