Mersin, Tarsus ve Bölgedeki gündem, ekonomi, son dakika, spor ve yaşam dünyasındaki önemli gelişmelerden anında haberdar olmak ister misiniz?

:

:

:

Kötülük Bir Virüs Yazılımıdır 1

2 Temmuz 2015 Perşembe 19:32
Diğer Yazar


   Evrende “logos” dediğimiz bir düzenleyicinin olduğunu kabul etmekteyiz. Buna “evrensel akıl” diyebiliriz, ya da gezegenimiz söz konusu olduğunda “doğanın aklı” diyebiliriz. Doğa, kendi dengesi ve düzeni içinde varlığını sürdürüyor malumunuz.



   Hegel, “Varolan her şey akla uygundur, akla uygun her şey varolacaktır” derken bir “logos”dan söz ediyordu. Ancak, insanların kurduğu sosyal hayat, siyasi-ekonomik düzen, doğayla, evrende süre giden hayatla(kozmik düzen) ve evrensel akılla uyumlu mudur?



   İnsanlık tarihi; uygarlık tarihi; yabancılaşmanın tarihidir ve yabanlaşmanın(vulgarizm) tarihidir. Dolayısıyla akıl yabancılaşmıştır ve kendini tanımamaktadır. Diyalektik yasalara göre insanlık, şu an tarihin “anti-tez” aşamasını yaşamaktadır.



   Aklımız, bu yabancılaşmanın içindeki bir “akıl”dır, yabancılaşmanın aklıdır. Bu nedenle insanın kurduğu düzen, logosa, doğaya rağmen bir düzendir, hatta insana rağmen, insana düşman bir düzendir. Örneğin, aşk doğanın bir oyunu(matrix) iken, aile kurumu düzenin bir oyunudur. Buna benzer sayısız oranda model davranışla, insan kendine ölüm sever bir hayat kurmuştur.



   Rasyonalizm, irrasyonel olanın rasyonel olarak gösterilmesi ve kabul ettirilmesidir. Yeryüzünde varolan her şey akla uygun değildir, örneğin sömürü, savaş, zulüm, açlık, kölelik, fuhuş vs. vardır ve akla uygun değildir. Akla uygun olmayan her ne varsa, akıl ona uygun hale getirilmiştir(akıl ehlileştirilmiştir). Sosyal hayat, mevcut dünya düzeni, logosa göre düzenlen memiş, fakat insan aklı kurulu düzene uydurulmuştur.



   İnsan evrimini tamamlamamış bir hayvan olduğu için, logosa değil, güce dayalı bir dünya düzeni kurarak, binlerce yıldır ıstırap çekmektedir. Gücü elinde bulunduranlar tarihi yapmakta ve yazmaktadırlar. Tarihe yön veren olayların çoğu, yaşananlar, egemen güçlerin isteği ve manipülasyonuyla olmaktadır, efendilerin çıkarları neyi gerektiriyorsa insanlık onu yaşadı. Feodal egemenler istediği için insanlık Ortaçağı yaşadı, burjuvazi istediği için Rönesans yaşandı, keşifler ve icatlar dönemi yaşandı.



1789 devrimi, kent soylu sınıfın iktidara gelmek için verdiği bir kavgaydı, elbette burada ezilenlere figüran rolü verildi ve bu olgulara/dizgeye “tarihin yasaları” denildi. Aydınlanma çağı; Hume, Kant, Voltaire gibi birkaç filozof çıktığı için yaşanmadı, o filozofların çıkması için gerekli ortam sağlanmıştı, o kadar. Ardından Hegel, Marks, Nietzsche vd. gelmesi de bu nedenledir. Sanat için de aynı şey söz konusu, estetik bir dünyada nelerin yaşanması gerektiğine hep elitler karar verdi. Bilim, onların istediklerini söyledi. Düşüncelerimizin sınırları belirlenmiş ise, özgürlüğümüz yoktur. Otlanacağımız alan sınırlıdır, zehirli otları(!) yemeyelim diye çobanlarımız önlemini almıştır. Düşünülmesi gerekenler; düşünülmesi mümkün olanlar değil, düşünülemez sanılanların düşünülmesidir. İmkânsız olanın/zannedilenin, yasak sayılanın düşünülmesidir düşünce. Dilin sınırlarını çizenler, terimlerin, kavramların, kelimelerin anlamlarını belirleyenler, düşüncelerimizin sınırlarını belirlediler. İnsan, dile egemen değildir artık, kelimelerine yabancılaşmış olup, istenilenleri düşünebilmektedir. Dil konusunda yanlış ve sahte kabullerimiz, dünya üzerine olan düşüncelerimizi saptırmakta iken, felsefenin işlevi bu dil oyununun deşifre edilmesidir. Felsefe bu anlamda bir terapidir, tedavidir(Wittgenstein). Özgürlüğe giden yol, özgürlüğün olmadığını anlamaktan geçiyor. Karanlığın ayrımına varırsanız, ışığı ararsınız. Hayatın anlamı, anlamsızlıkta gizli.



(Devam edecek)


Bu yazı toplam 572 defa okunmuştur.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın diğer makaleleri
  • Yanılsama Evrenimiz2 Temmuz 2015 Perşembe 19:32
  • Kötülük Bir Virüs Yazılımıdır 22 Temmuz 2015 Perşembe 19:32
  • Kötülük Bir Virüs Yazılımıdır 12 Temmuz 2015 Perşembe 19:32
  • Kömür ve Petrol Neden Önemli?2 Temmuz 2015 Perşembe 19:32
  • Öksüz Filler ve Bizim Çocuklar2 Temmuz 2015 Perşembe 19:32
  • Alevi-Fobi Üzerine2 Temmuz 2015 Perşembe 19:32
  • Gezi Direnişinin Tarihsel Rolü-22 Temmuz 2015 Perşembe 19:32
  • Gezi Direnişinin Tarihsel Rolü-12 Temmuz 2015 Perşembe 19:32
  • Etiksiz Efendinin Tetikçi Düzeni2 Temmuz 2015 Perşembe 19:32
  • Tavuk Köpeği Yendi-22 Temmuz 2015 Perşembe 19:31
  • Yıl 1862 ben Türkiye’de yaşarken(!)2 Temmuz 2015 Perşembe 19:31
  • Seçimin Gücü2 Temmuz 2015 Perşembe 19:31
  • Doğru Bildiğimiz, Doğrular 22 Temmuz 2015 Perşembe 19:31
  • Doğru Bildiğimiz, Doğrular!2 Temmuz 2015 Perşembe 19:31
  • Gerçek Ve Hakikat2 Temmuz 2015 Perşembe 19:31
  • Robin Hood Sendromu Nedir?2 Temmuz 2015 Perşembe 19:31
  • İç Kaygılarımız Ve Ego-32 Temmuz 2015 Perşembe 19:31
  • İç Kaygılarımız Ve Ego-22 Temmuz 2015 Perşembe 19:31
  • İç Kaygılarımız ve Ego2 Temmuz 2015 Perşembe 19:31
  • Sosyal Tüketiciler…2 Temmuz 2015 Perşembe 19:31
  • Tarsus Akdeniz ©1994 - Tüm Hakları Saklıdır, Kaynak Gösterilmeden İçerik kopyalanamaz.
    Haberler Mersin Haber
    Oluşturma süresi(ms): -1