Mersin, Tarsus ve Bölgedeki gündem, ekonomi, son dakika, spor ve yaşam dünyasındaki önemli gelişmelerden anında haberdar olmak ister misiniz?

:

:

:

Hain Olacak Çocuk -3

2 Temmuz 2015 Perşembe 19:32
Erdoğan GÖKÇE


A.lerin yerleştiği çadır ile H.gillerin yerleştiği çadırlar arasında arktan sonra iki çadır vardı



Eşyaların yerleştirilmesini beklemeden A. ile H. hemen buluştular. Obadaki diğer çocuklarla buluştular. Obada oynadıkları oyunlardan bazılarını oynamaya başladılar. O dönemde futbol oynamak bilinmezdi. Bilinse bile ne oynayacak bir top ne de top oynamaya elverişli bir alan vardı. Uzun eşek, uzun atlama, ara kesme, çoban-kurt oyunu, sayı oynama. En çok oynananı da sayı oyunuydu. Boş kibrit kutularının geniş yüzleri itinalı bir şekilde yırtılır. Resimli yüzü  en kıymetli, resimsiz olan kısmı az kıymetli, iç kutunun yüzü de önemsiz bir değer olarak kabul edilir. Bu kağıtlarla çeşitli utmaca oyunlar oynanırdı. Bazı çocukların cebi toparla kibrit  kutusu kağıdıyla dolu olurdu. Oyunlarda en kârlı çıkanların ve bol sayısı olanların bir havası olurdu. Sayısı olmayan bazı oyuncular, sayı kağıdı çok olanlardan ödünç alırlardı.  oyunları  yüzünden çocuklar arasında bazı ufak tefek atışmalar yaşansa da küslük uzun sürmezdi. İlk başlarda ilginç gelen bazı oyunlar, daha sonraları  bıkkınlık vermeye başladı. Günler,  haftalar  benzer şekilde geldi geçti.



Obadakiler ait iki büyük koyun sürüsü vardı. Bu sürüler, dört çoban tarafından nöbetleşe otlatılırdı.  Her sürüde üçer tane çoban köpeği bulunurdu. İki tanesi Kangal köpeği imiş.  Dik kuyrukları, boyunlarında ürkütücü tasma ve muhteşem yürüyüşleri ve duruşlarıyla, görenleri gerçekten  etkiliyorlardı.



Çadırların hemen alt tarafında sürüler için hazırlanmış  sağım yerleri, tuzlama taşları ve yatak yerleri bulunuyordu.



Çadırların önündeki arkların kenarında, her çadıra ait düzenlenmiş yerler vardı. Aileler, sütlerini, yağlarını, yoğurtlarını…  uygun kaplara koyar, kapağını sıkıca kapatır, arkın soğuk sularının içine bırakırlardı. Bu arklar bir anlamda buzdolabı görevi görüyordu.



 Et, süt, yağ, yoğurt, kaymak, çökelek, yün… alabildiğine boldu obada.



Bazı çadırların arasına çamaşır asılır gibi kesilen koyunların  kemikli kısımları asılır, kurutulur, ovaya döndüklerinde de kışın pişirip yerlerdi.



İpte et kurutulması ilk kez görenlere bu manzara acayip gelebilir. Sinek konar, kokar,  mikrop kapar falan sanılır. Oysa yayla yerinde böyle bir şey yaşanmazmış. Çünkü sinek yoktu. Atmaca, karga gibi kuşlarda yaklaştırılmazdı. Güneşte kurutulan etler, kışın pişirildiği zaman, hem ilk kesildiği gibi taze  hem de lezzetli olurmuş.



*          *          *         



Obaya geldikleri günden beri her iki arkadaşın akıllarından çıkaramadıkları biri vardı: M. Her  iki arkadaş da  sık sık arkadaşlarının adını anıyor,  “Ah keşke M.’de burada olsaydı…” diyorlardı.



Bir gün akıllarına bir fikir geldi:



M’i de çağırırlardı yaylaya.



Gelir miydi acaba ?



Peki gelse bile kiminle gelecekti?



 Ta ovadan buraya…



Tek başına gelinmez ki?



Obaya gelecek bir komşuyla belki  beraber gelebilir?



Öyle de oldu. Zaten M. de yaylayı görmek istiyormuş.



Birkaç gün sonra bir ikindi vaktinde, M.’i ansızın karşılarında gördüler. A. ile  H.’nin sevincine diyecek yoktu. Sevinçleri yaylaya sığmıyordu sanki. Tekrar tekrar sarılıp öptüler arkadaşlarını.  Üçüncü ayağı da gelmişti arkadaşlığın. Böylece  içlerindeki noksanlık tamamlanmış oldu.



Obanın az ilerisinde bir ağacın altına oturup, gece geç saatlere kadar oturup sohbet ettiler.  Konuşacak ne kadar çok şeyleri varmış meğer.



 O gece üçü bir yatakta beraber yattı.



Sabah olunca da erken kalktılar. M.in gelmesiyle birlikte A. ile H.’a da  kendine güven geldi. Kahvaltı yaptıktan sonra en yakınlarındaki dağdan kar getirmeye gittiler. Nerden çıkacaklarını bilmedikleri için ufak tefek tehlikeler atlattıktan sonra karın olduğu yere ulaşabildiler. Oysa dağa çıkmanın çok daha kolay ve zahmetsiz yolu vardı. Bakraçlarını karla doldurup obaya döndüler.



Keklik yuvası arama, karanfil kökü toplama, dağ armudu yeme, alıç toplama, boğazın başındaki çeşmeye oturup kar suyu içme gibi e çeşitli eğlenceler buluyorlardı.



Daha birkaç gün öncesine  kadar geçmek bilmeyen  zaman, şimdi yetmez olmuştu.



Bir gün obadan epey uzağında dağ armudu ağacı gördüler. Koşarak ağacın yanına vardılar. Tahmin ettikleri gibi ağacın üst dallarında tek tük armut vardı.



(Devamı Var)


Bu yazı toplam 895 defa okunmuştur.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Yorumlar (1)
25.08.2014 16:21:22
09:33
22 Ağustos 2014 Cuma
hocam ne anlatmak istedin hala anlayamadık çocuk diyorsun cumhuriyeti övüyorsun herhalde bu yazının sonu ak partiyi karalamanla bitecek gibi
195.175.62.126
Yazarın diğer makaleleri
  • Said Nursi’yi Talebesinden Öğrenin!-3-9 Ağustos 2016 Salı 10:04
  • Said Nursi’yi Talebesinden Öğrenin! -2-5 Ağustos 2016 Cuma 09:00
  • Said Nursi’yi Talebesinden Öğrenin! -1-2 Ağustos 2016 Salı 09:13
  • Sevr’i Bir Daha Yırtarız4 Ağustos 2015 Salı 08:42
  • ABD Türkiye’de İç Savaş Tezgahlıyor31 Temmuz 2015 Cuma 09:04
  • Çin’e Saldırmak Türkiye’yi Vurmaktır10 Temmuz 2015 Cuma 09:20
  • Anayasa Mahkemesi Kararını Protesto Ediyoruz2 Temmuz 2015 Perşembe 19:33
  • Türkiyemizi Parçalattırmayacağız2 Temmuz 2015 Perşembe 19:33
  • Soykırım Yapmadık Vatan Savunduk2 Temmuz 2015 Perşembe 19:33
  • 152 Adamızı Yunanistan’dan Geri Alacağız!2 Temmuz 2015 Perşembe 19:33
  • F Tipi Gladyo Hesap Verecek!2 Temmuz 2015 Perşembe 19:33
  • Ermenileri kestik mi?2 Temmuz 2015 Perşembe 19:33
  • Cemil Can’ın Yazısı Üzerine2 Temmuz 2015 Perşembe 19:33
  • İşte Dersim Gerçeği2 Temmuz 2015 Perşembe 19:33
  • Halk Önderleri ve Aydınlarımıza Çağrı2 Temmuz 2015 Perşembe 19:33
  • Rojova Devrimi Aldatmacası2 Temmuz 2015 Perşembe 19:33
  • Muhalefetin İhaneti2 Temmuz 2015 Perşembe 19:32
  • Abdullah Öcalan Diyor Ki!!!2 Temmuz 2015 Perşembe 19:32
  • Atatürk ten İsmet Paşa’ya2 Temmuz 2015 Perşembe 19:32
  • Hain Olacak Çocuk -52 Temmuz 2015 Perşembe 19:32
  • Tarsus Akdeniz ©1994 - Tüm Hakları Saklıdır, Kaynak Gösterilmeden İçerik kopyalanamaz.

    Haberler

    Mersin Haber

    Tarsus Haber
    Oluşturma süresi(ms): -1