Mersin, Tarsus ve Bölgedeki gündem, ekonomi, son dakika, spor ve yaşam dünyasındaki önemli gelişmelerden anında haberdar olmak ister misiniz?

:

:

:

Said Nursi’yi Talebesinden Öğrenin! -2-

5 Ağustos 2016 Cuma 09:00
Erdoğan GÖKÇE

Mantık ve Felsefe için “düzenbazlık” der, ama  “coğrafya, felsefe, matematik, jeoloji, astronomi gibi dallarda en yüksek derecede alim olduğu, Avrupa alimlerinin sorduğu sorulara anında cevap verdiği” iddia edilir. Fakat sorulan soruların ve verilen cevapların neler olduğu, hangi alimlerle tartıştığı  açıklanmıyor.

 

Ayrıca, Avrupa alimlerinin sorularına cevap verecek kadar bilgili olan birinin, bu konuda hiçbir yazılı eseri yoktur.  Sadece “Cebir” İlmine dair bir eser yazdığı iddia esilir. Şansızlığa bakın ki, o da bir yangın esnasında yanmış”(8),(!).

 

     “Said-i Kürdi,günde 7-8 gazete okurken, Cumhuriyetin ilanından sonra hiç gazete okumuyor!” Çünkü Cumhuriyetten o kadar nefret ediyor.

 

        31 Mart Ayaklanması’nda, isyan eden 8 tabura komutan söz dinletememiş ama, Molla Sait, isyancı askerleri ikna ederek geri göndermiş. İsyanın bastırılmasında çok büyük rolü olmuş. 

 

        Bakınız, Derviş Vahdeti, 23 mart tarihindeki Volkan gazetesinde Molla Sait’in “isyancılardan” olduğunu nasıl açıklıyor:

 

  “ ... saat 4 reddelerinde medrese talebeleri (talebe-i ulûm) önlerinde Bediüzzaman Said-i Kürdi hazretleri olduğu halde geldiler. Kendilerini dış kapıda karşıladık. Hazret-i Kürdi bizi görünce dayanamadı, sanki iki âşık e mâşuk kavuşur gibi birbirimize sarıldık. Elele verdik ve camiye girdik. Talebe-i ulûm’un, başlarındaki sarıklar nur gibi beyaz, çiçek gibi ruha rahatlık veriyordu. Hele  bunlardaki dini terbiye kendilerine başka bir güzellik bahşediyordu. Hazret, yani Bediüzzaman, Bedi-i âlemi İslamiyet, o Kürt elbisesiyle, o meşhur Kürt tavriyle daima belinde taşıdığı hançeriyle, inanmış olarak kürsüye çıktı ve bir nutuk söyledi...”  (9).

 

         “Hiç kimseden asla hediye kabul etmez”  diye, anlatan yazar; aynı eserde “Van’da üniversite açmak için Sultan Reşat’tan 20 bin altın alır. Savaş başlar ve üniversitenin yapımı yarım kalır. Daha sonra da Atatürk’ten de 170 bin lira aldığı” yine aynı eser içinde geçiyor.

 

      “... Van’da binlerce Ermeni çocuğunun öldürülmesini engellemiş ve güven içinde Ermenilere göndermiş. Bu olay üzerine Ermeniler de ‘Mademki Molla Sait bizim çocuklarımızı kesmedi bize iade etti biz de bundan sonra Müslüman çocukları kesmeyeceğiz” demiş”(10). Bu konu ile ilgili olarak şimdiye kadar duyulmuş, görülmüş hiçbir resmi belge ve kayıt yoktur. Ayrıca “Türkler Ermenilerin çocuklarını kesiyormuş(!) ve Ermeniler de buna karşılık olarak Türk çocuklarını kesiyormuş” gibi yaşanan olaylara bir anlam yükleniyor ki, böyle bir iddia  asla kabul edilemez.

 

      “...Harp zamanı siperlere girmezdi. Siperlerin önünde, ayakta dolaşırdı. Vücuduna 4 mermi isabet etti. Yine de geri çekilip sipere girmedi. Vücudunun en tehlikeli yerlerine mermi  isabet etti ama onlar da hançerine ve sigara tabakasına isabet etti”(11).  Aklın ve mantığın alacağı bir şey mi? Nitekim ileri sayfalarda da yaralandığı yazılıyor.  İnsanlar işte böyle efsaneleştiriliyor, büyütülüyor. 9-10 sene cephelerde savaşan ve gazi olarak dönen binlerce insanımız var. Ama böylesine efsaneleştirileni yoktur.

 

      Düşmana yakalanmamak için “...33 saat yaralı ve ayağı kırık su ve çamurun içinde bekler. Sonra Ruslara esir düşer. Divan-ı  harbe verilir ve idama mahkum edilir. Bir Rus komutan gelir Molla Sait’i kurtarır.”  Esir edilen veya  ölüm cezası verilen ve sonradan kurtulan binlerce insan var dünyada. Bu kurtuluş da öyle bir olay olabilir

 

      “Ankara Hükümetince Ankara’ya davet edilir. (Aslında davet eden Atatürk’tür. Bazıları, Atatürk’ün çağırmasını gizleyerek “Ankara Hükümeti” derler) Sait Molla, daveti önce kabul etmez , sonra gider.” Büyük tezahüratla karşılanır(!). Sonuçta, Atatürk der ki:

 

     -Sizin gibi kahraman bir hoca  bize lazımdır. Sizin yüksek fikirlerinizden istifade için sizi çağırdık. Geldiniz. Fakat siz namazla işe başladınız. Bu ferdi bir vazifedir. Kimsenin vicdanına müdahale edilmez” der.

 

      Saidi Nusri uzun bir cevaptan sonra, Atatürk:

 

     -Aferin hocam, diyor; güzel konuşuyorsun Ben de temenni ederim ki her milletvekili Allah’a karşı da, memlekete karşı da vazifesini yapsın”

                         (Devamı var)

 

Bu yazı toplam 750 defa okunmuştur.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın diğer makaleleri
  • Said Nursi’yi Talebesinden Öğrenin!-3-9 Ağustos 2016 Salı 10:04
  • Said Nursi’yi Talebesinden Öğrenin! -2-5 Ağustos 2016 Cuma 09:00
  • Said Nursi’yi Talebesinden Öğrenin! -1-2 Ağustos 2016 Salı 09:13
  • Sevr’i Bir Daha Yırtarız4 Ağustos 2015 Salı 08:42
  • ABD Türkiye’de İç Savaş Tezgahlıyor31 Temmuz 2015 Cuma 09:04
  • Çin’e Saldırmak Türkiye’yi Vurmaktır10 Temmuz 2015 Cuma 09:20
  • Anayasa Mahkemesi Kararını Protesto Ediyoruz2 Temmuz 2015 Perşembe 19:33
  • Türkiyemizi Parçalattırmayacağız2 Temmuz 2015 Perşembe 19:33
  • Soykırım Yapmadık Vatan Savunduk2 Temmuz 2015 Perşembe 19:33
  • 152 Adamızı Yunanistan’dan Geri Alacağız!2 Temmuz 2015 Perşembe 19:33
  • F Tipi Gladyo Hesap Verecek!2 Temmuz 2015 Perşembe 19:33
  • Ermenileri kestik mi?2 Temmuz 2015 Perşembe 19:33
  • Cemil Can’ın Yazısı Üzerine2 Temmuz 2015 Perşembe 19:33
  • İşte Dersim Gerçeği2 Temmuz 2015 Perşembe 19:33
  • Halk Önderleri ve Aydınlarımıza Çağrı2 Temmuz 2015 Perşembe 19:33
  • Rojova Devrimi Aldatmacası2 Temmuz 2015 Perşembe 19:33
  • Muhalefetin İhaneti2 Temmuz 2015 Perşembe 19:32
  • Abdullah Öcalan Diyor Ki!!!2 Temmuz 2015 Perşembe 19:32
  • Atatürk ten İsmet Paşa’ya2 Temmuz 2015 Perşembe 19:32
  • Hain Olacak Çocuk -52 Temmuz 2015 Perşembe 19:32
  • Tarsus Akdeniz ©1994 - Tüm Hakları Saklıdır, Kaynak Gösterilmeden İçerik kopyalanamaz.
    Haberler Mersin Haber
    Oluşturma süresi(ms): -1