Mersin, Tarsus ve Bölgedeki gündem, ekonomi, son dakika, spor ve yaşam dünyasındaki önemli gelişmelerden anında haberdar olmak ister misiniz?

:

:

:

Kısa Yoldan Zengin Olmanın Bedeli

12 Temmuz 2016 Salı 08:53
Yakup ŞEN

“Dünya malı gözünü doyurmuyor. Hırsızlık hastalığı var. Yürekli bir savcı olayları ortaya çıkardı. Bunların neler yaptıklarını çok iyi biliyoruz. Bu iktidarın (AKP iktidarının) istifa etmesi lazım. O koltukta bir hırsız oturamaz. Eğer bu ülkeyi terk et söz veriyorum, onu geri getirip hesabını soracağım.”

 

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun 2014 yılında AKP iktidarı ve özellikle de Tayyip Erdoğan’la ilgili açıklamalarına yürekten katılmamak mümkün değil!

 

AKP hükümeti iktidara geldiğinden (2002 yılından bu yana) günümüze kadar, hem demokrasi, hem hukuk, hem de ülkede sivil bürokrasi adına yapılan yasa dışı uygulamalarla ülkeyi ibretle anılacak bir duruma getirdi. Bu durum AKP iktidarı için, tarihe telafisi imkansız bir kara leke olarak geçecektir!

 

Tayyip Erdoğan’ın gazabına uğrayan ve ilk günden itibaren soruşturma ve sürgün furyasıyla karşılaşan emniyet görevlileri ve arkasından adli yargı mensupları inanılması güç bir (sürgün) tayin fırtınasıyla karşı karşıya kaldılar. Ayrıca Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu yapısı da önemli ölçüde değişikliğe uğratıldı. Ve böylece kısmen de olsa burjuva devlet yapısı Cumhuriyet tarihinde görülmemiş bir gericileştirmeyle, faşizan bir yapıya kavuşturuldu.

 

Eğer ki bir insan acımasızlığı, yüzsüzlüğü, vicdansızlığı, doyumsuzluğu (aşırı para, mal, mülk, mevki hırsı) ve servet düşkünlüğü postuna bürünmüş ise; ki bu kişi artık kim olursa olsun, öyle yutulacak kolay bir lokma olmadığını da bilmemizde fayda olduğu kanaatindeyim!

 

Zaten kapitalist sistem (o ne kadar gelişirse gelişsin) başta insanlar arası ilişkileri oldukça bertaraf eden ve zedeleyen (dumura uğratan) bir sistemdir. Yolsuzlukların ve rüşvetin ayyuka çıktığı ülkelerde (özellikle de bizim gibi dışa bağımlı az gelişmiş ve gelişmekte olan ülkelerde) insanlar arası ilişkilerde güvensizlik duyguları daha fazladır. Bu durum da zedelenmiş olan burjuva hukuk kurallarını daha fazla sarsar ve insanların (toplumun) siyasi kurumlara karşı güvensizlik anlayışını daha da körükler. Başta ekonomik gelir eşitsizlikleri olmak üzere (zaten devletin de sosyal bir devlet konumunda olmayışı) kültürel eşitsizliğin çok yaygın olduğu ve ezilen, sömürülen baskı altında (tutulan) tutularak yönetilen, halkın gerçek anlamda (sınıfsal olarak örgütlü bir yapıdan yoksun oluşu) siyasi ve ideolojik olarak örgütlü bir toplumsal güce sahip olmayışı, yolsuzluk ve rüşvetin artarak yayılmasında çok önemli bir faktör olduğunu göz ardı etmemiz gerekir!

 

Ülkemizde emek eksenli siyasi partilerin çok fazla oluşu siyasi, ideolojik örgütlenmeyi (emeğin kurtuluşu adına) olumsuz yönde etkilemektedir. Ayrıca da parti öncü kadrolarında egemenleri onlara yüklediği (küçük burjuvalara, ki bunlar en az lise ve üniversite mezunlarıdır) telafisi imkansız sol hastalıkların çok yaygınlaşması da hem sol ittifak anlayışını oldukça geri alana itmektedir.

 

Bu ittifaklar farklı egemen sınıflara karşı kısa, orta ve uzun vadede ele alınıp, geçici ve kalıcı ittifaklar (baş düşman, baş çelişki anlayışına dayanarak) olarak hayata geçirilmelidir. Bunu hayata geçiremediğimiz taktirde egemen sınıflara karşı etkili bir mücadele yürütmemiz söz konusu olamaz ve olması da zaten mümkün değildir.

 

Dünyada ve ülkemizde kapitalist sistem varolduğu sürece (günümüzde dünyadaki tekelci kapitalizm, tekeli devlet kapitalizmine doğru evrimselleşmektedir) ezilen ezen sınıflar arasındaki sınıfsal mücadele varlığını sürdürmeye devam edecektir.

Bu yazı toplam 1143 defa okunmuştur.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın diğer makaleleri
  • Faşizmin Kara Lekesi Tarihe Yüz Karası Olarak Geçecek!16 Şubat 2018 Cuma 09:03
  • Dışa Bağımlı Kapitalist Sistemde Devlet Neden Tamamen Sosyal Olmaz? (3)11 Temmuz 2017 Salı 14:29
  • Dışa Bağımlı Kapitalist Sistemde Devlet Neden Tamamen Sosyal Olmaz? (2)9 Haziran 2017 Cuma 08:44
  • Dışa Bağımlı Kapitalist Sistemde Devlet Neden Tamamen Sosyal Olmaz? (1)6 Haziran 2017 Salı 09:15
  • Şaibeli Referandum25 Nisan 2017 Salı 08:46
  • Başkanlığa “Hayır” Kampanyası İçin Ulusal Seferberlik İlan Edilmeli (!)17 Şubat 2017 Cuma 08:34
  • Anayasalar Neden ve Kimin İçin Değiştirilir (2)27 Ocak 2017 Cuma 08:41
  • Anayasalar neden ve kimin için değiştirilir?(1)24 Ocak 2017 Salı 08:53
  • Başkanlık Sistemi ve Anayasa Üzerine20 Ocak 2017 Cuma 08:37
  • Yeni Anayasa Düzenlemesi Fiili Diktatörlüğe “Hukuki Boyut” Kazandıracak!17 Ocak 2017 Salı 08:51
  • Örtülü Faşizmden Açık Faşizme (2)29 Kasım 2016 Salı 08:41
  • Örtülü Faşizmden Açık Faşizme (1) 15 Kasım 2016 Salı 08:31
  • Felsefe-18 Kasım 2016 Salı 08:46
  • Felsefe-111 Ekim 2016 Salı 08:28
  • Bu “Darbe” Başka Darbe2 Ağustos 2016 Salı 09:15
  • Kısa Yoldan Zengin Olmanın Bedeli12 Temmuz 2016 Salı 08:53
  • 1 Mayıs İşçi Ve Emekçi Bayramı (2)17 Mayıs 2016 Salı 08:30
  • Kentsel Rant Sömürüsüne Karşı Neden Sosyalist Kent Modeli!14 Mayıs 2016 Cumartesi 16:30
  • 1 Mayıs İşçi Ve Emekçi Bayramı (1)14 Mayıs 2016 Cumartesi 16:25
  • Ülkemizde, dünyada savaşların, terörün olmadığı ve sosyal bir devletin olduğu bir dünyanın yaratılması!1 Nisan 2016 Cuma 08:51
  • Tarsus Akdeniz ©1994 - Tüm Hakları Saklıdır, Kaynak Gösterilmeden İçerik kopyalanamaz.

    Haberler

    Mersin Haber

    Tarsus Haber
    Oluşturma süresi(ms): -1