Mersin, Tarsus ve Bölgedeki gündem, ekonomi, son dakika, spor ve yaşam dünyasındaki önemli gelişmelerden anında haberdar olmak ister misiniz?

:

:

:

Kentsel Rant Sömürüsüne Karşı Neden “SOSYALİST” Kent Modeli!-1

5 Aralık 2015 Cumartesi 14:05
Yakup ŞEN

Dünya ve ülkemizdeki toplumsal ilişkileri belirleyen (belirleyici olan) ekonomi ve  siyasettir.  Durum böyle olunca da hakim olan, egemen olan, (bugün için) kapitalist sistem ve  onun sürekli gıcırdayan  sömürücü dişli  çarkları  karşımıza  çıkmaktadır.  Bizim de hayatın  her alanında  bu sömürücü  kentsel rant sisteminin karşısına  “sosyalist kent” yönetim  modelini  savunarak  mücadelemizi yürütmemiz gerekir. Aslında “sosyalist kent”  yönetim modeli, sosyalist sistemden (sosyalist üretim biçiminden)  ayrı bir uygulama  alanı değildir.  Sosyalist kent modeli ücretsiz, etkin, yaygın eğitim ve sağlık hizmetleri, etkin  bir  toplu taşıma, ücretsiz seyahat ve  sağlığa uygun içme suyu vb.

Kentsel yaşam toplumsal yaşamın bir  parçası olduğuna göre; sosyalist sisteminde ülke genelinde ödün vermeden uygulanması (hayata geçirilmesi)  gerekmektedir!  Bugünkü acımasız kapitalist sitemin  nasıl işlediğini (çalıştığını), halkı nasıl işsiz  güçsüz sefil  ve perişan bir  duruma soktuğunu, kent rantlarının bir avuç  varlıklıya  nasıl akıtıldığını; umutsuzluğa ve yılgınlığa kapılmadan kent halkına anlatmalıyız!

Toplumcu anlayışımızın ve aynı zamanda  sosyal devletten yana  olma kararlılığımızın  önünü kesen yapıları aşmak ve aynı zamanda da kitleselleşen bir  toplumsal örgütlenme  ağını ülkenin her  yanında  hayata geçirmek için  çaba sarf etmeliyiz!! Bu ezilen, sömürülen, baskı altında tutulan işsiz, güçsüz ve  sahipsiz  insanlara sahip çıkmanın  adına vazgeçemediğimiz  karalı ve inançlı  duruşumuzdan başka bir şey değildir!!

Ülkemizde kapitalist mantıkla yaşayan 12 milyon ailenin  olduğunu farz edelim. Bunlarında 7-8 milyonu ev, bark, arsa ve mal-mülk  sahibi olduğunu kabul edelim. Özellikle de çok büyük kentlerde  bu ailelerin hepsi arsa, mal-mülk ve konutlarının  değer kazanmasını beklemektedirler. Ve gelecek umutlarını  (çoluk-çocuklarıyla) buna bağlamışlardır.  Devlet giderek güvenin kalmadığı  ve bu tür kazanma eğilimlerinin arttığı  bir toplumda insanların,  kardeşlik duygularıyla  birbirlerini saymaları ve sevmeleri  mümkün değildir!! İşte böylesine bir sistemden insanlar böylesine bir kazanma hırsına  kapılmışlarsa ve  bu yola para kazanma  (sistem tarafından)  meşru bir  hak haline getirilmişse;   toplumsal çürüme, toplumsal kokuşma başlamış demektir!!  Ayrıca bütün insanlık  bunun bedelini  çok ağır  bir şekilde  ödeyecek demektir.

İşte biz bu kirlenmişliği, bu kadar kokuşmuşluğu, bu  çürümüşlüğü, bu sahipsizliği, bu  umutsuzluğu yaradan, iflah olmazcılığı ve bencilliği ortadan kaldırmak için varız!! Var olmalıyız!! 

Yine bugün için sağlıksız kentleşmenin önemli nedenlerini oluşturan kamunun kararı  sonucu üretilen kentsel  arsalar üzerindeki değer artışının, mülk sahibinin doğal hakkı  olarak görülmesinin sonucu, her yeni yerleşim  kararı  yerel yönetimlere  önemli ek maliyetler  getirmektedir.  Yeni yerleşim kararı alınan bir yerde  yerel yönetimlerin  başına bir sürü   problemler açmaktadır.  Bu yeni yerleşime açılan  yerin mülk sahipleri; yeni yerleşim  yerlerine ait  hiçbir sorunun  çözümde hiçbir katkıda bulunmamaktadırlar.  Üstelik yeni yerleşim yerinden  dolayı oluşacak  spekülatif değer artışının  da sahip  oluveriyorlar bir anda!! Bu durumdan kamu yararlanamamaktadır. Kamuyu pasifize  eden çok azınlık  bir zümre  aktif  konuma getiriliveriliyor bir anda! Eğer ki biz  burada  toplumculuğu (kamulculuğu)   savunuyorsak, tümünü veya  çok önemli bir bölümünü mülk sahibi  yerine  (kamuya aktararak) kamuya  aktarmak suretiyle  yerine  getirmemiz mümkünüdür!

Ancak böylesi bir  göreve talip olmaya  yeltenmemiz  bizlerdeki toplumcu  düşüncenin, toplumcu kararlılığın, toplumcu iradenin vazgeçilmezliğiyle  mümkün olacağını  aklımızdan hiçbir zaman  için çıkarmamız gerekir.

Sözde (teorik ve pratik olarak)  attığımız her adımın, aldığımız her kararın, söylediğimiz her sözün arkasında  durmalıyız!! Durmalıyız ki  kitlelerin güvenini kazanmalıyız!!

(Devam edecek)

Bu yazı toplam 729 defa okunmuştur.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın diğer makaleleri
  • Egemen Güçlerin Bir Asırdan Beri Doğu Kalkınması Yutturmacası 229 Haziran 2018 Cuma 09:37
  • Egemen Güçlerin Bir Asırdan Beri Doğu Kalkınması Yutturmacası! 129 Haziran 2018 Cuma 09:36
  • Faşizmin Kara Lekesi Tarihe Yüz Karası Olarak Geçecek!16 Şubat 2018 Cuma 09:03
  • Dışa Bağımlı Kapitalist Sistemde Devlet Neden Tamamen Sosyal Olmaz? (3)11 Temmuz 2017 Salı 14:29
  • Dışa Bağımlı Kapitalist Sistemde Devlet Neden Tamamen Sosyal Olmaz? (2)9 Haziran 2017 Cuma 08:44
  • Dışa Bağımlı Kapitalist Sistemde Devlet Neden Tamamen Sosyal Olmaz? (1)6 Haziran 2017 Salı 09:15
  • Şaibeli Referandum25 Nisan 2017 Salı 08:46
  • Başkanlığa “Hayır” Kampanyası İçin Ulusal Seferberlik İlan Edilmeli (!)17 Şubat 2017 Cuma 08:34
  • Anayasalar Neden ve Kimin İçin Değiştirilir (2)27 Ocak 2017 Cuma 08:41
  • Anayasalar neden ve kimin için değiştirilir?(1)24 Ocak 2017 Salı 08:53
  • Başkanlık Sistemi ve Anayasa Üzerine20 Ocak 2017 Cuma 08:37
  • Yeni Anayasa Düzenlemesi Fiili Diktatörlüğe “Hukuki Boyut” Kazandıracak!17 Ocak 2017 Salı 08:51
  • Örtülü Faşizmden Açık Faşizme (2)29 Kasım 2016 Salı 08:41
  • Örtülü Faşizmden Açık Faşizme (1) 15 Kasım 2016 Salı 08:31
  • Felsefe-18 Kasım 2016 Salı 08:46
  • Felsefe-111 Ekim 2016 Salı 08:28
  • Bu “Darbe” Başka Darbe2 Ağustos 2016 Salı 09:15
  • Kısa Yoldan Zengin Olmanın Bedeli12 Temmuz 2016 Salı 08:53
  • 1 Mayıs İşçi Ve Emekçi Bayramı (2)17 Mayıs 2016 Salı 08:30
  • Kentsel Rant Sömürüsüne Karşı Neden Sosyalist Kent Modeli!14 Mayıs 2016 Cumartesi 16:30
  • Tarsus Akdeniz ©1994 - Tüm Hakları Saklıdır, Kaynak Gösterilmeden İçerik kopyalanamaz.
    Haberler Mersin Haber
    Oluşturma süresi(ms): -1