Mersin, Tarsus ve Bölgedeki gündem, ekonomi, son dakika, spor ve yaşam dünyasındaki önemli gelişmelerden anında haberdar olmak ister misiniz?

:

:

:

Başkanlık Sistemi ve Anayasa Üzerine

20 Ocak 2017 Cuma 08:37
Yakup ŞEN
Dünyada ve de ülkemizde tarikatlar ve çıkar ittifaklarıyla örgütlenen egemen güçler, iç çatışmalar ve bölgesel savaşlarla silah tekellerinin işbirlikçileri konumlarına gelmiş durumdalar.
 
Ortadoğu kanayan bir yara. Başta Irak ve Suriye’de bulunan doğalgaz ve petrol yataklarında gözleri olan egemen güçler radikal dinci örgütlerin bu ülkelerde yapılanmalarının önlerini açarak dünya halklarının kardeşliğini yok etmeye yöneldiler. Dolayısıyla ülke halkları savaşın bedellerini çok ağır bir şekilde ödemeyle karşı karşıya bırakıldılar. Hiçbir şeyi, hiçbir olay ve oluşumu sınıflar üstü bakış açısıyla değerlendiremeyiz. Bugün için dünyada egemen-hakim olan üretim sisteminden ayrı düşünmemiz mümkün değildir.
 
Dünyadaki sosyalist ekonomik sistem çökertildikten sonra başlayan “Devlet Kapitalizmi” giderek tekelci devlet kapitalizmine doğru bir sürecin oluşumuyla karşı karşıya gelmektedir. Yine dünyada bu kapitalizmin gelişmesi başta artı-değer sömürüsü üzerine kurulan sistem, kapitalist sömürünün dayattığı ve aynı zamanda da kaçınılmaz olarak yaşanan krizlerin neticesinden beslenerek günümüze kadar gelmiştir. Dünyadaki bu krizlerin en büyüklerinden olan 1929-1930 krizi ve 2008’de başlayan staglatif dip kriz dediğimiz krizin halen devam etmesidir.
 
Krizler bizim gibi dışa bağımlı ve gelişmekte olan ülkeleri çok daha fazla etkilemektedir. Bu nedenle ülkemizde şu sıralarda yaşanan kriz basit ve çabuk geçecek bir kriz değildir. Ülke ekonomisinin kendiliğinden düzelmesiyle atlatılacak bir kriz değildir. Ülkemizin içinde bulunduğu bugünkü şartlar nedeniyle siyasi ideolojik, askeri, kültürel büyük çatışma ve çalkantıların baş göstermesi kaçınılmazdır.
 
Dünyada ve ülkemizde olan egemen sınıflar daha fazla sömürü daha fazla kar ve dolayısıyla artı değer oranının daha fazla yükseltilmesinin hesaplarını yapmaktadırlar. Dünyadaki büyük savaşlara baktığımızda (bunlar sömürge, paylaşım ve bölgesel savaşlar) arkasında başta silah tekelleri, diğer dünya tekelleri, onların işbirlikçileri ve örgütlü devlet güçlerini görmekteyiz.
Ülkemizdeki kutuplaşmaların özünde de bir tarafta ırkçı, gerici, faşist örgütsel bir gücün oluşumu, diğer tarafta da (dağınık bir konumda olan) sınıf mücadelesinin gelişmesine dayanan parti ve demokratik kitle örgütlerinin olduğunu görmekteyiz.
 
Bu çatışma ve kutuplaşmaların bazı Avrupa ülkelerinde de görmekteyiz. Faşist hareketlerin büyük başarısı Yunanistan da Altı Şafak, Avusturya’da Özgürlük Partisi, Fransa’da Ulusal Cephe; “SOL” güçlerin ortaya çıktığı Yunanistan’da SYRIZA, İspanya’da Podemos, Portekiz SOL Blok.
Böylesi krizlerde sınıf mücadelesinin (anti faşist ve anti kapitalist) geliştiğine tanık olmaktayız. Yine krizle birlikte yoksulluk, işsizlik, sahipsizlik, açlık nedeniyle mevcut ekonomik sistemin bu durumu yarattığını fark etmeye başlamaları kitlelerin “Sol”a doğru meyil göstermelerini sağlayacaktır.
 
İşte bugün, tam da yaşadığımız bu ortamda gündemde gelişmesi ve sürekliliğinden “Anti Faşist” (faşizme karşı birleşik cephe’nin) vakit geçirmeden oluşturulması gerekmektedir.
 
Normal dönemlere nazaran içinde bulunduğumuz bu dönemde, özellikle de gerici faşist bir anayasanın yapılmaya çalışıldığına şahit oluyoruz!
Bu cephe özellikle de her türden gericiliğe, ırkçılığa, baskı zulüm ve teröre karşı başta işçi sınıfı ve bütün emekçilerin (emeğiyle geçinenlerin) çıkarlarını savunan güç ve eylem birliğinin oluşturulması acilen yapılması gereken en önemli sorunlarımızdandır.

 
Bu yazı toplam 622 defa okunmuştur.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın diğer makaleleri
  • Faşizmin Kara Lekesi Tarihe Yüz Karası Olarak Geçecek!16 Şubat 2018 Cuma 09:03
  • Dışa Bağımlı Kapitalist Sistemde Devlet Neden Tamamen Sosyal Olmaz? (3)11 Temmuz 2017 Salı 14:29
  • Dışa Bağımlı Kapitalist Sistemde Devlet Neden Tamamen Sosyal Olmaz? (2)9 Haziran 2017 Cuma 08:44
  • Dışa Bağımlı Kapitalist Sistemde Devlet Neden Tamamen Sosyal Olmaz? (1)6 Haziran 2017 Salı 09:15
  • Şaibeli Referandum25 Nisan 2017 Salı 08:46
  • Başkanlığa “Hayır” Kampanyası İçin Ulusal Seferberlik İlan Edilmeli (!)17 Şubat 2017 Cuma 08:34
  • Anayasalar Neden ve Kimin İçin Değiştirilir (2)27 Ocak 2017 Cuma 08:41
  • Anayasalar neden ve kimin için değiştirilir?(1)24 Ocak 2017 Salı 08:53
  • Başkanlık Sistemi ve Anayasa Üzerine20 Ocak 2017 Cuma 08:37
  • Yeni Anayasa Düzenlemesi Fiili Diktatörlüğe “Hukuki Boyut” Kazandıracak!17 Ocak 2017 Salı 08:51
  • Örtülü Faşizmden Açık Faşizme (2)29 Kasım 2016 Salı 08:41
  • Örtülü Faşizmden Açık Faşizme (1) 15 Kasım 2016 Salı 08:31
  • Felsefe-18 Kasım 2016 Salı 08:46
  • Felsefe-111 Ekim 2016 Salı 08:28
  • Bu “Darbe” Başka Darbe2 Ağustos 2016 Salı 09:15
  • Kısa Yoldan Zengin Olmanın Bedeli12 Temmuz 2016 Salı 08:53
  • 1 Mayıs İşçi Ve Emekçi Bayramı (2)17 Mayıs 2016 Salı 08:30
  • Kentsel Rant Sömürüsüne Karşı Neden Sosyalist Kent Modeli!14 Mayıs 2016 Cumartesi 16:30
  • 1 Mayıs İşçi Ve Emekçi Bayramı (1)14 Mayıs 2016 Cumartesi 16:25
  • Ülkemizde, dünyada savaşların, terörün olmadığı ve sosyal bir devletin olduğu bir dünyanın yaratılması!1 Nisan 2016 Cuma 08:51
  • Tarsus Akdeniz ©1994 - Tüm Hakları Saklıdır, Kaynak Gösterilmeden İçerik kopyalanamaz.

    Haberler

    Mersin Haber

    Tarsus Haber
    Oluşturma süresi(ms): -1