Mersin, Tarsus ve Bölgedeki gündem, ekonomi, son dakika, spor ve yaşam dünyasındaki önemli gelişmelerden anında haberdar olmak ister misiniz?

:

:

:

Araştırma ve İnceleme

Araştırma ve İnceleme
Tarih: 8 Ekim 2012 Pazartesi 10:34
Araştırma ve İnceleme
Yazı Boyutu:
Metni küçült
Metni büyüt
İnsan Hakları, güçsüzlerin güçlülere karşı istekleri olduğuna göre demokrasiler açısından ülkede yaşayan azınlıkların durumları da önem taşımaktadır. Çoğunluğun seçerek olşturduğu ve desteklediği demokratik yönetimler her zaman azınlığın hak ve özgürlüklerini gözetmek, çoğunluğun hak ve özgürlükleri ile eşit düzeyde tutmak ve benzeri isimlerle yönetimi sürdürmek durumundadırlar.
     Çoğunluk yönetimi, hiç bir zaman çoğunluğun oluşturduğu iktidara kendi çoğunluğuna ayrıcalık tanıyacak işlemler yapmak hakkını vermez. Ortaya çıkan iktidar tüm toplumun yönetimidir ve herkese ayrıcalık yapmadan eşit davranmakla yükümlüdür. İş başına gelen çoğunluk yönetimleri adaletli davranmak ve işleri bu çerçevede yürütmekle görevlidir.
     Çoğunluk yöntemlerinin, herkesin hakkına saygı göstermesi, herkesin haklarına ve özgürlüklerine karşı eşit tutum göstermesi demokrasilerin önde gelen  kurallarındandır. Demokrasi, halkın yönetimi biçiminde açıklandığına göre, çoğunluluğun haklılığı geçer. Seçimlerde yönetimi oluşturan çoğunluğun istekleri yeni iktidarın gündemini oluşturur ve devlet işleri bu doğrultuda görülür.
     Demokrasinin rejim olarak mantığı açısından düşünülürse, çoğunluk isteklerinin ön planda haklılık kazanması olağan karşılanabilir. Rejimin temelinde varolan seçim olgusu çoğunluğa haklılık avantajı verir. Ne var ki; bu durum azınlıkta kalanların geri planda kalması demek değildir. Burada söz konusu olan devlet yönetiminin çoğunluğu istekleri doğrultusunda yürütülmesidir.
     Demokrasilerin diğer rejimlerden ayrılan en önemli yanı azınlığın bir süre sonra çoğunluk olabilme hakkının bulunmasıdır.
     Bir önceki seçimlerde azınlıkta kalan siyasal ve toplumsal güçler, özgür yarışma ortamında oluşacak yeni seçim platformunda çoğunluğu ele geçirerek iktidarın yeni sahibi olabilirler. Bir önceki iktidarın azınlığı ezmek, azınlığın iktidar olmasını önlemek veya azınlıkta kalan siyasal güçleri destekleyen toplumsal tabanlar üzerinde baskı politikaları uygulamak gibi hakları yoktur. Eğer bu tür baskı ve şiddet yöntemlerine bir iktidar başvurursa, kendi karşıtlarına seçenek politikalar uygulamak olanaklarını tanımızsa o zaman demokrasi diye birşey kalmaz ve rejim hızla ya baskı yönetimine ya da anarşi ve terör ortamına sürüklenir. Kendi karşıtlarının da en az kendisi kadar politika yapmak ve iktidar olmak hakkını tanımayan bir yönetimin demokratik rejimlerde uzun ömürlü olması beklenemez.
     Demokrasiler iktidarın yanında seçenek sunan karşıt partiler ve siyasal örgütler arasında belirli bir toplumsal dengeye dayanan rejimlerdir. Bu denge, yanlardan birisince bozulursa, varolan rejim tehlikeye girer ve belirsizlik ortamında insan haklarından gene söz edilemez.
     Azınlıkta kalan toplum kesimlerinin veya toplumsal güçlerin demokrasilerde ezilmeden ve güvenceli bir ortamda yaşayabilmeleri de dengenin sürekliliğine bağlı bir olgudur. Çoğunluğu ele geçirerek iktidar olanlar, yönetime gelenler, demokrasinin yaşaması için azınlıklara da eşit işlem yapmakla yükümlüdürler.
     Azınlığında hakları vardır ve çoğunluk bu haklara saygı göstermek zorundadır. Çoğunluğun çoğunluk olabilmesi toplumda azınlığın varlığına sıkı sıkıya bağlıdır. Diğer bütün rejimler gibi demokrasilerde de yönetim için otoriteye gereksinme vardır. Ne var ki; demokratik otorite baskı değildir.
     Devlet ve toplum işlerinin gerektirdiği kadar bir otorite burada söz konusudur. Düşünceler ve amaçlar çatışma yaratabilir ki; bu da demokrasilerde olağan karşılanacak özgür bir tartışma ve yarışma ortamında doğal bir durumdur.
     Demokrasinin bünyesi değişik düşüncelerin çatışması temeline dayandığından karar mekanizmasında toplumda var olan bütün değişik düşünceleri göz önüne almakta yarar vardır.
     Demokrasinin başarısı çoğunluk ve azınlıklar arasındaki çatışmaların rejimin ana mantığı ve ilkeleri çerçevesinde gelişmesindedir. Onun kuralları içinde kaldığı sürece çoğunluk azınlığın savaşım olanaklarına ilişmeyecek azınlıkta daha sonra çoğunluğu sağlayabilirse benzer hakları o günkü azınlığa tanıyacaktır.
          -Devam Edecek-
Bu haber toplam 1151 defa okunmuştur.
Etiketler:
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Henüz yorum eklenmemiştir.
Tarsus Akdeniz ©1994 - Tüm Hakları Saklıdır, Kaynak Gösterilmeden İçerik kopyalanamaz.
Oluşturma süresi(ms): -1