Mersin, Tarsus ve Bölgedeki gündem, ekonomi, son dakika, spor ve yaşam dünyasındaki önemli gelişmelerden anında haberdar olmak ister misiniz?

:

:

:

EN AZ GÜVENİLİR OLANA EN ÇOK GÜVENMEK!

EN AZ GÜVENİLİR OLANA EN ÇOK GÜVENMEK!
Tarih: 3 Ekim 2012 Çarşamba 10:37
EN AZ GÜVENİLİR OLANA EN ÇOK GÜVENMEK!
Yazı Boyutu:
Metni küçült
Metni büyüt
          Eskiden, az güvenilir olan kimselere bile fazla güvenilmezdi. Şimdi ise,  hiç ama hiç  güvenilmez olanlara haddinden fazla güvenenler, destekleyenler ve hatta kutsayanlar türemeye başladı. Öyle ki, tam 10 yıldır, psikopatca yalan söyleyenler, daha büyük yalan söyledikçe daha fazla desteklenir ve ödüllendirilir hale geldiler. Milleti aldatanlar, vatanı satanlar, ülkeyi soyduranlar, toplumu gerenler, komşularla düşman hale gelenler, düşmanın tamamen emrine girenler; şimdiye kadar böylesine destek görmemişlerdi.
          Buna, akıl tutulmasından çok aklın sefaleti demek gerekir. İnsanda akıl ne için var? Neye yarar? Aklını kullanamayanların, diğer canlılardan ne farkı kalır!?  Birden fazla aldatılana bile  “aptal” denilen bir dünyada; bu kadar çok aldatılana ve aldatıldığının da farkına varmayana ne demeli?
          Atatürk “laiklik, insan olmak demektir” demişti. Demek ki laiklikten uzaklaşıldıkça!...
          Bırakın kendi tarihimizi, dünya tarihinde bile örneğine çok az rastlanır bir iktidar tarafından yönetiliyoruz. Bu iktidarı böylesine nadir yapan bir çok özelliklerinin  başında, sürekli yalan söylemesi ve bir başka ülkenin proje görevlisi olması geliyor. Hamsiden turşu ve reçel yapıldıktan sonra her şeyin yapılabilir olması gibi;  Hem yalancı hem de ABD’nin emrinde çalışan… hatta Irak’ta yüzbinlerce kadına ve kıza  tecavüz eden  ABD askerlerinin, ülkelerine sağ salim dönmeleri için dua edenlere… Güvenmek ve desteklemek! İnsan ne diyeceğini bilemiyor bunlar için.
          BOP eşbaşkanlığı Hükümeti’nin milleti nasıl aldattığına, yüzlerce, binlerce, hatta onbinlerce örnek verilebilir.
          İşçi partililerin “Tayyip Erdoğan BOP eşbaşkanıdır” sözüne çok sinirlenen Tayyip Erdoğan, “Ellerine  kağıt parçası almış dolaşıyorlar; Amerika’nın bir projesi diyorlar. Bunu ispat ederlerse biz her şeye varız; ama ispat edemezlerse alçaktırlar, namussuzdurlar. Bu kadar açık konuşuyorum; bu kadar ağır konuşuyorum” demişti.  BOP eşbaşkanı,  kendi sesi ve görüntüsüyle  şimdiye kadar tespit edilen tam 36 ayrı yerde açıklaması var.  Bunun bir ABD projesi olduğu, bu proje içinde de kendilerine bir görev verildiğini ve bu görevi yaptığını söylüyor.
          Benzer bir olay, Devlet Bahçeli’nin  “AKP ile  PKK ile gizli görüşmeler yapıyorlar” iddiasından sonra yaşandı.  AKP ile PKK’nin Oslo’da yaptıkları gizli görüşmelerin açığa çıkmasından önce, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, “Hükümet yetkilileri  PKK’liler  ile gizli görüşmeler yapıyor” demişti.
          Bu açıklamadan hemen sonra Tayyip Erdoğan bu görüşmeleri sert bir şekilde inkar etmişti ve “bunu ispatlamayanlar alçaktırlar, şerefsizdirler” demişti.
            Kısa bir süre sonra Başbakanın özel yetki verdiği kişilerle PKK’lilerin Oslo’da gizlice görüştükleri açığa çıktı.  Bu görüşmenin ilk olmadığı; son da olmayacağı bizzat Tayyip Erdoğan tarafından dile getirildi.
            Artık şu kesin olarak anlaşılmıştır ki; Tayyip Erdoğan,  her zaman söylediğinin tam tersini yapar!
            Mesela “NATO’nun Libya’da ne işi var yahu” denildikten sadece 3 hafta sonra! “Libya’nın Libyalılara  ait olduğunun tespiti ve tescili için NATO oraya gitmeli” demişti ve  hemen ardından da,  Meclisten bile karar çıkarmadan Libya’ya savaş  uçaklarını ve gemileri göndermişti.
Suriye Devlet Başkanı Beşar Esad’a sayısız kereler “kardeşim” dedikten ve “dostça” ziyaretlerde bulunduktan  hemen sonra,   birden tersine döndü ve eşi görülmedik şekilde  Beşar Esad’ı “can düşman” ilan etti. Suriye’yi iç savaşa çekmeye, NATO’nun müdahalesine yol açmak ve bu komşu ülkenin parçalanması için elinden geleni yapıyor.
            İlköğretim oklularında dağıtılan sütlerin bozuk çıkması sonrasında yüzlerce öğrenci zehirlenmişti ve hastanelere kaldırılmıştı. Bütün medyanın yazdığı bu gerçeği bile inkar ettiler ve “dağıtılan sütten zehirlenen ve hastaneye kaldırılan bir tek çocuğumuz dahi yoktur” dediler.
            Kopya çekildiği artık herkes tarafından kabul edilen ÖSYM ve KPSS sınavları için, milletin gözünün içine baka baka ve alay edercesine  “en temiz en şaibesiz sınav yapıldı” açıklaması yaptılar.
             Ergenekon ve Balyoz tertipleriyle TSK’nin teslim alınması, Bülent Arınç’a suikast iddialarıyla TSK’nin en mahrem odasına girilmesi,  Anayasa referandumunda verilen sözler, Deniz Feneri davasında asrın dolandırıcılarının serbest bırakılması, Mavi Marmara, Uludere, jet uçağımızın Suriye tarafından düşürülmesi vs. vs.
            Yaklaşık  3500 gündür iktidarda olan bu parti, her Allahın günü söylediği hemen her sözün, yaptığı her işin,   hemen sonrasında veya ertesinde, tam  tersi yönünde bir açıklama veya faaliyette  mutlaka bulunmuşlardır..
            İşte böylesine birbirini tekzip eden ve insanların gözünün içine baka baka ve sıkça söylenen  psikopat yalanların, farkına varmamak! Daha da feci olanı, son derece güvenilmez duruma düşmüşleri, kendince “son derece güvenilir” görmek, kararlı bir şekilde desteklemek… ve hatta kutsamak! Bu nasıl bir akıl ve mantık işidir. Bu nasıl bir değer yargısıdır, bu ne biçim akıl, ahlak ve vicdan süzgecidir… Anlamak mümkün değil.
Vatandaş soruyor: “Yahu bu adamlar bu kadar yanlış yapıyorsa, bu kadar yalan söylüyorsa, bu kadar zararlı iş yapıyorsa…Neden seçmenin yarısı bu adamlara destek veriyor?”
Yerinde bir soru ve cevabı da çok basit: 
            Birincisi, cemaatler, içlerine giren adamları düşünemez, yargılayamaz, sorgulayamaz ve biat eder duruma getiriyorlar.Çıkar meselesi, inanç sapkınlığı, körlük!
İkincisi, cemaat,  holding ve  yandaş medyanın, izleyenlerini maymunlaştırması, kandırması, yönlendirmesi!
Üçüncüsü, kötü muhalefet! Kötü muhalefet seçmeni,  iktidar partisinin  yandaşı yapar.
Türk halkı hem  yüzde 95 gibi yüksek bir oranla ABD karşıtı olacak,  hem de en Amerikancı, en teslimiyetçi ve Türkiye için en tehlikeli olan bu iktidara, seçmenin  yüzde 50’si destek verecek öyle mi? Olacak iş değil! Akıl kârı  hiç değil..
Hitler’in söylediklerine ve yaptıklarına Alman halkının  körü körüne inanmasının ve desteklemesinin bedelini yalnız Almanlar değil bütün dünya çok ağır ödedi. Aynı şekilde  ABD’nin proje görevlilerine körü körüne inananlar ve destek verenler yüzünden,  Türk milleti bunun bedelini ağır ödemek durumunda  kalmaz  umarım.
Bu haber toplam 1091 defa okunmuştur.
Etiketler:
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Henüz yorum eklenmemiştir.
Tarsus Akdeniz ©1994 - Tüm Hakları Saklıdır, Kaynak Gösterilmeden İçerik kopyalanamaz.
Oluşturma süresi(ms): -1