Mersin, Tarsus ve Bölgedeki gündem, ekonomi, son dakika, spor ve yaşam dünyasındaki önemli gelişmelerden anında haberdar olmak ister misiniz?
Şevket Can-Babalar Günü

:

:

:

Araştırma ve İnceleme

Araştırma ve İnceleme
Tarih: 28 Eylül 2012 Cuma 10:16
Araştırma ve İnceleme
Yazı Boyutu:
Metni küçült
Metni büyüt
Toplumdaki bireylerin sorumlu davranabilmeleri o toplumun oluşmuş olduğu toplumsal ve kültürel düzeyi ile ilgilidir. Tek tek bireyleri sorumsuzlukla suçlamak işin kolayına sapmak olur. Toplum belirli bir düzeye gelmemişse o toplumun bireylerinden sorumluluk gibi belirli bir düzey gerektiren davranışları beklemek olanaksızdır ve doğanın yapısına aykırıdır. Bazı kuraldışı örnekler hiç bir zaman o toplumun düzeyini de genellemez. Genel olarak benimsenen bilimsel geçerlilik, bir toplumu oluşkturan bireylerin o toplumun varmış olduğu düzey ile uyumlu davranış ve sorumluluk çizgisi içinde bulunduğuur. Çağdaş dünyanın sağ duyusundan yoksun bulunan bir yaklaşımda insan hakları üzerindeki sorumsuzluğu veya sorumluluğu tam olarak belirleyemez. Bu gibi genel doğruları göz önünde tutmayan bir yönetim tek tek bireylerin sorumluluğunu veya toplumda genel olarak var olan sorumsuz bir eğilimi gerekçe göstererek insan haklarına dokunamaz.
      İnsan haklarının dokunulmazlığı kendi doğasında olduğu gibi insanların insan olmaktan gelen onurları da yönetimlerin sınırlandırıcı tutumlarına karşı en büyük engeldir.
      Her yönetim kişiselliğin üzerine çıkmak ve kendi toplumunun yönetimi olmak zorundadır. Bu da ancak tüm sorunlarını yerinde izleyerek, gelişmeleri göz önünde tutarak, yönetilenlerin içinde bulundukları fiziksel, ruhsal, kültürel, ekonomik, sosyal, siyasal vb. durumlarını anlayıp, kavrayarak olanaklıdır. Yöneticileri anlamayan bir yönetimi gerçek bir yönetim hiç bir zaman olamaz.
      Yönetimlere düşen bu gibi durumu izleyerek gerekli önlemleri almaktır. Sınırlama gibi bir kolay yola gidilmesi yönetimlerin güçsüzlüğünü gösterir. Demokrasiler sağladıkları siyasal mekanizmalarla iktidar ve yönetimlerin kolay yola giderekhemen insan haklarını sınırlama gibi yollara sapmasını önleyen bir yapı geliştirir ve dolaylı yollardan insan haklarının varlığını güvence altına alırlar. Demokrasilerin sahip olduğu bu olumlu yanı diğer siyasal rejimlerde bulunmamaktadır. Hele antidemokratik düzenlerde bireysellik ve kefillikön planda olduğundan insan haklarının dokunulmazlığından söz edebilmek büyük bir düşüktür.
      Toplum ve bireyler ne kadar sorumluluk gösterilirse göstersinler gene de tepedeki kişi veya grubun isteği ve politikası doğrultusunda insan haklarının her zaman kısıtlanması olanaklıdır.
      İnsan haklarının dokunulmazlığı bireylerden önce yönetimlere, bu haklara karşı saygılı olma ve dokunmama sorumluluğu getirmektedir. Ne var ki; böylesine bir sorumluluğa günümüze kadar çok az yönetim sahip olabilmiştir.
      Demokratik yönetimin en büyük erdemi burada yatmaktadır. İnsanların erdemliliği üzerine kurulan bimr düzende yönetimlerin de erdemli olmaları vazgeçilmeyecek ana koşuldur. Demokrasilerin diğer rejimlere üstünlüğü birazda buradan kaynaklanmaktadır.
      Diğer bir ifade ile demoıkrasiler erdemlilik rejimidir. Erdemi ön plana almayan sürekli korumayan rejimler ne kadar uğraşırlarsa gerçek anlamda bir demokrasi olmayacaklar ve bir süre sonrada yozlaşma sürecine gireceklerdir.
      Toplum yönetimin de erdemlilik; olayları görüşmeleri ile değil ama temellerinde yatan ana nedenler ve oluşumuna neden olan koşullar beraber ele alarak değerlendirmektedir.
      Kişilere ve topluma tanınan insan haklarının kullanımında ortaya çıkabilecek istenmeyen durumlar veya kötü kullanımlar, sorumsuzluk ile suçlanarak hemen kısıtlama yoluna gidilemez. Özellikle toplumsal huzuru kaçıracak bireysel şiddet ve ve terör eylemlerinin arkasında ara rejimlerin ve baskı yönetimlerinin iş başına gelmesinde yardımcı olunmuş ve gerekçe yaratılmıştır.
      Siyasal gelişmelerin yeni yeni ortaya çıkardığı tetkikler veya senaryolar demokrasilerin ortadan kaldırılması amacıyla sahneye konmakta ve demokratik rejimler insan hakları açısından çok güç durumlarda kalmaktadır. Sonrada insan haklarını kısıtlama yoluna gidilerek, demokrasilerin varlık nedenlerini ortadan kaldırmaktadırlar.
                  -Devam Edecek-
Bu haber toplam 959 defa okunmuştur.
Etiketler:
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Henüz yorum eklenmemiştir.
Tarsus Akdeniz ©1994 - Tüm Hakları Saklıdır, Kaynak Gösterilmeden İçerik kopyalanamaz.

Haberler

Mersin Haber

Tarsus Haber
Oluşturma süresi(ms): -1