Mersin, Tarsus ve Bölgedeki gündem, ekonomi, son dakika, spor ve yaşam dünyasındaki önemli gelişmelerden anında haberdar olmak ister misiniz?

:

:

:

SEÇMEN DESTEKLİ DÜŞMAN İŞGALİ!!!

SEÇMEN DESTEKLİ DÜŞMAN İŞGALİ!!!
Tarih: 21 Eylül 2012 Cuma 09:42
SEÇMEN DESTEKLİ DÜŞMAN İŞGALİ!!!
Yazı Boyutu:
Metni küçült
Metni büyüt
Bir  ülke düşman işgaline uğradığında ne yaşanırsa son 5 yıldır Türkiye’de de o yaşanıyor. İşgali gerçekleştirenlerin  ise kimler olduğu, bu işgali kimler adına yaptıkları… gayet açık: Başdüşman ABD’den Türkiye’yi ve komşularını parçalama görevi almışlar. Gizli anlaşmalar yapmışlar. ABD’den özel operasyon ekibi getirtip Ankara’nın merkezine yerleştirmişler. Taşları bağlayıp köpekleri salmak gibi vatanseverleri bağlayıp  bölücü ve yobaz hainleri azdırdılar.
Evet! Bugün Türkiye’de yaşananların Mondros ve Sevr Antlaşması sonrasında yaşananlardan… İstanbul, Antep, Urfa, Maraş gibi illerimizdeki işgalcilerin yaptıklarından ne farkı var?
Bayrağını Şırnak-Beytüşşebap indirttiler ve İzmir’de göndere çekilmesini yasakladılar. Aynen işgal güçlerinin yaptığı gibi asker sivil tüm yurtseverlerin gece evleri basıldı, tutuklandılar. Postaneler yabancılara teslim edildi. Bir suikast yalanı uydurularak, Genelkurmay’ın kozmik odasına dahi girildi. Yargıda ise aynen işgalci güçlerin hukuku uygulanır hale geldi. Ulusalcılık “terörist eylem” kapsamına alındı. Bölücü teröristler devlet erkanı ile karşılanıyor, en acımasız katiller, kanun çıkarılarak serbest bırakılıyor… Ama en masum ulusalcı eylemler bile, en acımasız şiddetle bastırılıyor. Son olarak eğitimi de çökerttiler…
Hakkari ve Hatay illerimiz daha şimdiden Türkiye’nin kontrolünden çıktı. Her gün 3’er, 5’er şehitlerimiz gelmeye başladı.
Bop eşbaşkanı ise şehit haberlerinin verilmesini bile yasaklamaya çalışıyor.
Devletin televizyonu olan TRT bile! Şırnak-Beytüşşebap’ta 10 Mehmetçiğimiz şehit düştüğü haberini iki gün boyunca milletten gizliyor.
Yılanın yuvasını dağıtmak isteyen Türk askerinin sınır ötesine operasyon yapmasına neden izin verilmiyor.
ABD gözetiminde AKP ile PKK’nın Oslo’da görüşüp anlaştırılmasının Türkiye’nin parçalanası konusunda anlaşmaya vardıkları anlaşılıyor.
Amerikalı yetkililerin daha biri gitmeden diğeri Ankara’ya geliyor; devlet teamülleri hiç umursamadan, sömürge valisi edasıyla Başbakan ve Cumhurbaşkanı ile istedikleri gibi görüşmüyorlar, talimat veriyorlar…
PKK alnından birileri ise sırtından Türk Ordusunu vurmaya devam ediyorlar
Tamamen ABD emrine girmiş ve Türkiye’yi komşularıyla savaştırmaya çalışan bir hükümet iş başında.
“Tek millet” diyorlar; O milletin adını Anayasadan çıkarıyorlar; milleti ümmet haline getiriyorlar.
“Tek vatan” diyorlar; vatanı parçalıyorlar, pazarlıyorlar, alçaklara/düşmanlara çiğnetiyorlar.
“Tek bayrak” diyorlar; bayrağın  göndere çekilmesine yasaklama getiriyorlar.
             Hem  “Türkiye’nin bir karış toprağını, bir çakıl taşını dahi kimseye vermeyiz” diyorlar, hem de “Ben Türkiye’yi pazarlamakla/satmakla mükellefim” diyorlar; Oysa herkes biliyor ki vatanın neredeyse yarısı satıldı.  Kamuya ait 3000’e yakın taşınmazı yabancılara peşkeş çektiler. Madenler yağmalanıyor…
“Müslümanız” diyorlar; Tüm İslam alemine savaş açtılar… Haçlı Ordularının önünde, tüm İslam alemine karşı saldırı üzerine saldırı düzenliyorlar… İşgalci ve tecavüzcü düşman askerlerinin ülkelerine sağ salim dönmesi için dua ediyorlar.
Bütün bu yaşananların düşman işgalinden ne farkı var?
Tüm bunların sorumlusu biraz da seçmenler değil midir?
Peki, düşman adına ve düşmandan da beter bu işgalciler! Bu gücü ve desteği nereden alıyor?
Bu sorunun cevabı gayet açık! Dışarıda görev aldıkları, sırtlarını dayadıkları ve sıcak para bekledikleri ABD, İsrail, İngiltere, Fransa, Almanya, Suudi Arabistan, Katar ve Barzani…
İçeride ise, Haçlı İrtica, yandaş, liboş ve holdingci medya, satılmışlar, nankörler, gafiller, andavallar vb.
            Adam kalkmış yazılı ve görsel medyanın önünde tam 34 kez “Ben BOP eşbaşkanlarından bir tanesiyim ve bu görevi yapıyorum” diyor. Bununla da yetinmiyor ve “Ben Türkiye’yi pazarlamakla mükellefim” diyor. Adam açıkça  “ben Türkiye’yi parçalamakla ve pazarlamakla görevliyim ve bu görevi yapıyorum” diyor. Dediklerini de en radikal biçimde yerine getiriyor. Şehit cenazeleri o nedenle günden güne artıyor. Ve,  seçmenin yüzde 50’si kalkmış böyle bir hükümete destek veriyor. Bu hükümete alternatif olması gereken muhalefet bile, ABD’nin talimatıyla, en kritik anlarda hükümetin yanında yer alıyor.
            Buna rağmen Türkiye’yi istedikleri gibi parçalayamıyorlar. Çünkü  karşılarında Türkiye halkı var. Bu nedenle son çare olarak  Beşar Esad bahane edilerek, Suriye’nin ve dolaysıyla  Türkiye’nin parçalanmasını hesaplıyorlar. Bu nedenle Suriye’ye düşmanlıkta ve saldırma hevesinde ABD’nin de önüne geçtiler. Başaramadıkları taktirde, deliğe süpürüleceklerini biliyorlar. Obama’nın sopa göstermesi bu anlama geliyor.
            Irak’ı da, Libya’yı da önce içeriden çökerttiler. Şimdi de AKP desteğiyle Suriye’yi parçalamaya çalışıyorlar. Suriye’yi parçalamaya çalışanlar, aslında Türkiye’yi parçalamaya çalışıyorlar. Ülkesinin birliğini savunan Beşar Esad, aynı zamanda Türkiye’nin birliğini savunmasına da hizmet etmiş oluyor. Düşman maskeli iç işgali iyi görmek için: Bir yapana, bir yaptırana, bir de destekleyenlere iyi bakın!  Sonra da memleketin neden bu hale geldiğini ve suçluların kim olduğunu biraz olsun anlamak gerekir. Aksi taktirde Yugoslavya’dan beter oluruz.
Bu haber toplam 847 defa okunmuştur.
Etiketler:
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Henüz yorum eklenmemiştir.
Tarsus Akdeniz ©1994 - Tüm Hakları Saklıdır, Kaynak Gösterilmeden İçerik kopyalanamaz.

Haberler

Mersin Haber

Tarsus Haber
Oluşturma süresi(ms): -1