Mersin, Tarsus ve Bölgedeki gündem, ekonomi, son dakika, spor ve yaşam dünyasındaki önemli gelişmelerden anında haberdar olmak ister misiniz?
Şevket Can-15 Temmuz perde

:

:

:

Araştırma ve İnceleme

Araştırma ve İnceleme
Tarih: 21 Eylül 2012 Cuma 09:41
Araştırma ve İnceleme
Yazı Boyutu:
Metni küçült
Metni büyüt
Version:1.0 StartHTML:0000000203 EndHTML:0000008976 StartFragment:0000002677 EndFragment:0000008940 SourceURL:file://localhost/Users/akdenizgazetesi/Desktop/21,09,2012 Klasörler/yakup sen
Gerçek demokrasi güçlü-güçsüz ayrımının bittiği yerde söz konusu olduğuna insanlar arasındaki çeşitli ayrıntıların sürüp gittiği bir ortamda gerçek anlamıyla demokrasiden söz edebilmek olanaksızdır. İnsanların yalnız kendilerinin değil ama başkalarınında haklarını savunabildikleri yerde demokrasi vardır. Demıkrasinin özünde, kaynağında bu açıdanda insan hakları vardır. Demokrasi kavramı ile insan haklarını beraberce ele alırken öncelikle klasik demokrasinin temel sayılması gerekir. İnsanlık tarihi ilk ortaya çıkan örnek olarak Klasik-Liberal demokrasiler insan hakları kavgası sonucunda gerçekleştirilen bazı toplumsal ihtilaller ve devrimler sonucunda uygulama alanında gündeme gelmiştir. Demokrasiler, özgürlük ve insan hakları kavramları ile yakın ilgili olduğu kadar politik güç dengesine de bağlıdır. En genel anlamıyla demokrasi herşeyden önce halkın yararını göz önünde tutan ve bunu temel amaç sayan siyasal birliktir. Bütün özel yararlar genel kamu yararından gelirler ve hiçbirisine öncelik tanımaz. Genel oluşumunda bölüşümün de toplumda yaşayan herkes eşit koşullarda göz önünde tutulur. Bireyler arasında hiç bir ayrıcalık ve genel yararın gearektirdiği ayrıcalıklar dışında hiç bir üstünlük tanınmaz. Değer ve erdem ayrıcalıklarından başka hiç bir ayrıcalığa yer verilmez.
      Ancak bu koşullar içinde demokrasi akla uygundur ve tüm üyelerce benimsenebilir. Amacı genel yarar olduğu için temeldeki genel istek olarak belirir. İnsanlar böylesine bir siyasal birliğin içinde zorla değil, insanlık yanları, akılları ve özgürlükleriyle birbirlerine bağlı olarak bulunurlar.
      En soyut anlamda demokrasi, özgür istek ve katılıma, akılcı temele dayanan çeşitli birleşmelerin örneği sayılabilir. Demokrasiyi oluşturan insancıl güçler dengesi ancak bu dengenin korunması ile yaşatılabilir. Yoksa biraz güç kazanan, dengeyi kendi yararına değiştirmek ve demokrasiyi kaldırarak kendi siyasal düzenini kurtarmak isteyecektir.
      Bu demokrasi, çeşitli biçimler ve sonsuz değişimlerle birlikte kendi kendini yöneten bir devlettir. Bütün üyeleri dolaylı ya da dolaysız yoldan yönetime katılır veya en azından yönetimi denetlerdi.  Böylece giderek demokrasi olgunlaşan bir halkın yönetimi biçiminde belirginlik kazanır.
      İnsan haklarını çağımızın gündemine getiren gelişme geçen yüzyıllarda verilen özgürlükler kavgası ile başlamıştır. Toplumların ilerlemesiyle birlikte yeni ortaya çıkan toplumsal kesimler egemen güçlere karşı savaşımlar vermişler ve özgürlüklerini kazanabilmek için uzun süreli bir gelişimi başlatmışlardır. Soylulara karşı verilen toplumsal ve ekonomik savaşların yanı sıra krallara, monarşilere ve azınlık yönetimlerine karşı da siyasal savaşımlar verilmiştir.
      Tarihin ilk dönemlerinden bu yana demokrasileri gündeme getiren ve gerçekleştiren oluşumların hepsinin temelinde özgürlükler vardır. Bu nedenle demokrasilere özgürlükler rejimi adını vermek olanaklıdır. Özgürlük arayışı, baskılara ve zulme karşı yürütülen direnişler ve daha adil bir düzen için sürdürülen kavgaları, demokrasi ve insan hakları gibi ileri bir rejimin uzun yıllar hazırlayıcısı olmuştur.
      Özgürlükler ve temel insan hakları birbirlerinden ayrılmaz derecede genel bir bütünü oluştururlar. Özgürlükler varolmadan temel haklardan söz edebilmek olanaksızdır. İnsan hakları varolmadıkça özgürlüklerin hiç bir anlamı yoktur. Bu nedenle demokrasinin bir kez kurulması yeterli değildir. İnsanların beklentileri ve toplumsal gelişmeler karşısında insanın konumunun sdaha da iyileşirilmesi demokrasiler için kanılmaz bir görevdir.
      Demokrasi halkın yönetimi olduğuna göre, halk kitlelerinin siyasal iktidarı ele geçirmek ve kendi iktidarı kurmak, kurduktan sonrada sürdürmek üzere örgütlendiği bir rejimdir.
      Demokrasi tepeden-tabana ve alt kademeden üst kademeye kadar toplum içinde örgütlenme birliklerden oluşan toplumsal ilişkiler ağına dayanmaktadır.
      Demokrasilerde halkın yönetimi olduğundan hiçbir sınıf veya grup yönetimi tekeline alamaz. Her toplumsal kesim kendi üyelerinin özgr davranışları, arayışları gereksinimleri doğrultularında örgütlenebilir veya birlikler oluşturabilir.
            -Devam Edecek-
Bu haber toplam 956 defa okunmuştur.
Etiketler:
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Henüz yorum eklenmemiştir.
Tarsus Akdeniz ©1994 - Tüm Hakları Saklıdır, Kaynak Gösterilmeden İçerik kopyalanamaz.
Oluşturma süresi(ms): -1