Mersin, Tarsus ve Bölgedeki gündem, ekonomi, son dakika, spor ve yaşam dünyasındaki önemli gelişmelerden anında haberdar olmak ister misiniz?

:

:

:

HÜKÜMET BOŞLUĞU VAR

HÜKÜMET BOŞLUĞU VAR
Tarih: 19 Eylül 2012 Çarşamba 15:04
HÜKÜMET BOŞLUĞU VAR
Yazı Boyutu:
Metni küçült
Metni büyüt
 Türkiyemiz AKP iktidarı sayesinde yeniden 19 Mayıs 1919 şartlarına benzeyen bir durumu tekrar yaşamaya başladı.
 
            Başta ise Damat Ferid’den de beter teslimiyetçi, işbirlikçi… hatta emperyalistlerin görevlendirdiği bir hükümet var. Öyle bir hükümet ki!... Adı var; kendi yok… Emperyalistlerin istediği her şeyi, istenilenden fazla yapan! Ama ülkenin ve milletin tüm sorunları karşısında sadece sözle bişey yapan, ama özde hiçbişey  yapmayan bir hükümet!
            Sadece son bir ayda ülkemizde yaşanan olaylara baktığımızda durumu çok daha net anlayabiliriz.
            Hatay ili ve Suriye sınırı; Suriye’yi parçalamak isteyen düşmanların sivil-silahlı güçlerine bırakıldı. Teröristler, kendi ülkelerinde dahi bu kadar kolay hareket edemeyecek bir siyasal ve hukuki dokunulmazlığa sahip oldular. Astıklarını asıyorlar, soyduklarını soyuyorlar, kestiklerini kesiyorlar. Amerika’nın Teksas’ı bile böyle değildir.
            Şimdiye kadar hep vur-kaç eylemi yapan PKK Terör Örgütü, iktidardan aldığı destek, cesaret ve koruma sayesinde artık vuruyor ve ilerliyor. Bunun sonucunda Hakkari ilimiz PKK’ye bırakılmış durumda Hakkari’den Hatay iline kadar olan bölgede devlet sınırı diye bişey kalmadı.
            Yine bir ay öncesinden evvel BDP ve DTK milletvekilleri, PKK militanları ile görüşmek için Kandil’e gidiyorlardı. Artık Şemdinli’de… hem de gün ortasında ve basının önünde!... göstere göstere buluşuyorlar, sarmaş dolaş oluyorlar, meydan okuyorlar… Hükümetin başı ise, sadece “Bu ne muhabbet(!)” demekle yetiniyor.
O bölgede yol kontrollerini artık PKK militanları yapıyor.
            Gündüz gözüne ve Türkiye’nin orta yerinde  bu kez bir milletvekili kaçırılıyor (veya birazda şartlara özgü davet ediliyor).
            Şimdiye kadar çeşitli alanlarda çalışan asker, sivil, memur vb. 200’e yakın insanımız kaçırıldı. Hükümetten bununla ilgili ne bir açıklama, ne bir kurtarma gayreti veya sorumluluk duygusuna dair hiçbir  kıpırdama görülmedi.
            Türkiye’nin iç güvenliğinden sorumlu İçişleri Bakanı, etrafında yüzlerce koruması olmasına rağmen Hakkari caddelerinde yürüyemiyor ve bir dükkana sığınmak zorunda kalıyor.
            Hatay ilimiz Hakkari’den de beter durumda. Ne devlet, ne kanun, ne devlet otoritesi, ne emniyet, ne yargı… Tam bir başıbozukluk, kaos ve sahipsizlik şeklinde sürüp gidiyor.
            Rusya ve İran’ın “Suriye parçalanırsa sıra Türkiye’ye gelir” şeklindeki durum tespitleri ve dostça uyarıları bile, bilinçli olarak tersine yorumlanıyor ve “tehdit” olarak algılanıyor.
            Meydanı iyice boş bulan PKK ise, Gaziantep’te olduğu gibi yeni bir saldırı aşamasına geçiyor. Artık şehirlerin en merkezi yerlerinde, benzeri bombalama eylemlerinin artarak devam edeceği anlaşılıyor. Bundan sonra çok daha büyük patlamalar ve çok daha büyük can kayıplarının yaşanacağı anlaşılıyor.
            Tüm bu olanlardan sonra, Hükümet yetkilileri çıkıyor  ve ikide bir; “Merak etmeyin; her şey kontrolümüz altındadır” diyorlar. Yaşanan olaylar da  gösteriyor ki bu hükümetin kontrol altına aldığı tek şey; yandaş medyanın yayın şeklidir. Çünkü yaşanan gerçekler bu şekilde milletten gizleniyor.
Hiçbir konuda açıklama yapmayan hükümet yetkilileri “ikide bire “her şey kontrolümüz altında” diyorlar.
            Tüm olayların başlamasına, gelişmesine ve gidişatına baktığımızda; emperyalistler adına çalışan işbirlikçi “iyi” bir hükümet! Ama ülkemiz adına ise tam bir hükümet boşluğu vardır.
            Hükümet boşluğundan daha vahim olarak bir de ne yazık ki muhalefet boşluğu var. Siz hiç YCHP yetkililerinden ve Devlet Bahçeli’den, durumu tahlil eden, karşı çıkan, çözüm önerileri sunan bir çıkış gördünüz mü? CHP ve MHP tabanı; Kemal Kılıçdaroğlu’ndan ve Devlet Bahçeli’den hükümet olmasını ve Türkiye’yi kurtarmasını bekliyorlar. Bu kafayla daha çok beklerler. Çünkü, BOP eşbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın bir numaralı yardımcıları Devlet Bahçeli ve Kemal Kılıçdaroğlu’dur. Baksanıza, bölünme anayasası görüşmelerinden bile hala kalkmıyorlar.
            Tekrar baştaki giriş bölümündeki açıklamaya geri dönelim ve bugün çok daha şanslı, güçlü, bilinçli ve düşmanlarımızın dünden çok daha zayıf ve yenilen taraf olduğu gerçeğini görelim.
            Çünkü o dönemde, korkunç bir dünya savaşı sonrasında, yenilenler safında olmamız, hükümetsiz, ordusuz, silahsız, parasız ve hatta askersiz kalmamıza rağmen; Güneş Batmayan İmparator  olarak bilinen bir düşmanı yenmiştik.
            Bugün ise o şartların hiçbirini daha yaşamadığımız gibi, Kurtuluş Savaşı reçetesi gibi bir de tarihi tecrübemiz var. Yeter ki Türkiye’yi bu duruma getirenlerden, bu duruma getirenlere yardımcı olanlardan kurtuluş bekleme gafletine ve hala o partilere destek verme yanlışından bir an evvel vazgeçelim.
            Atatürk’te birleşelim ve Atatürk gibi olalım. O zaman milli, bir hükümet kurmayı da, vatana ve millete sahip çıkmayı da, ülkemizde ve bölgemizde huzur içinde yaşamayı da çok kolay başarabiliriz.
O zaman  hadi herkes görev başına!...
           
 
Bu haber toplam 818 defa okunmuştur.
Etiketler:
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Henüz yorum eklenmemiştir.
Tarsus Akdeniz ©1994 - Tüm Hakları Saklıdır, Kaynak Gösterilmeden İçerik kopyalanamaz.
Oluşturma süresi(ms): -1