Mersin, Tarsus ve Bölgedeki gündem, ekonomi, son dakika, spor ve yaşam dünyasındaki önemli gelişmelerden anında haberdar olmak ister misiniz?

:

:

:

Araştırma ve İnceleme

Araştırma ve İnceleme
Tarih: 17 Eylül 2012 Pazartesi 10:16
Araştırma ve İnceleme
Yazı Boyutu:
Metni küçült
Metni büyüt
Oybirliği ile tüm istençlerin birleştiği noktada yöneten ve yönetilen ayrımı ortadan kalkar ve tüm toplumun kararı ile yönetimi öne geçer. Böylece kişi toplumun istencine uyarken aynı zamanda kendi istencinede uymuş ve dolayısıyla özgürlüğünü korumuş olur.
      Kişilerin temel hak ve özgürlüklerine sahip olabilmesi için toplumun oy brliği ile bir genel istenç meydana getirebilecek durumda olması zorunludur. Böylece kişilerin özgürlükleri ile toplumun özgürlüğü birbirlerini tamamlamaktadır. Oybirliği ile karar alma, uygulamada ancak çoığunluk yönetimi ile olanaklıdır. Ne varki kararın alınmasına tüm vatandaşların katılması ön koşuldur.
      Tam anlamıyla siyasal katılım sağlandıktan sonra alınan çoğunluk kararı oybirliği yerine geçerli sayılabilir. Günümüzde demokrasi genel olarak ikiye ayrılmaktadır. Batı ülkelerinde görülen klasik demokrasi liberal demokrasi (Burjuva demokrasileri) diğeri dre sosyalist ülkelerde uygulanan Maksist demokrasidir.
      Klasik demokrasi
İnsanın insan olmak nedeniyle bulunduğu hak ve özgürlükleri kutsal kılan olabildiğince çağdaş boyutlarda geliştirmeye çalışan ve devlet mekanizmasını bu amacı sağlamak doğrultusunda oluşturan, insanların doğuştan gelen temel hak ve özgürlüklerini güvence altına alan kişileri her türlü baskıya karşı koruyan ideal özgürlükler ve haklar düzenine genel özgürlüklü yoldan gitmeye çalışan bir rjimdir.
Marksist Demokrasi
 
Özgürnlükleri bir araç o larak değil bir amaç olarak ele almakta, sınıflar rası farklılıklar değiştikçe tüm halkın yararına halkın devletisistemine bağlı özgürlükler ve insan hakları da geliştirilmektedir. İnsanlar arasında var olan çeşitli farklılıklar ve ayrılıklar birliği dayanışmayı bozmaktadır. Bu nedenle bu gibi ayrılıkların ortadan kaldırılabilmesi için bir süre yönetimde işçi sınıfının diktasına gerek vardır. Klasik demokrasilerde ise özgürlükler ve haklar ancak bunları elde edebilecek derecede güçlü ve ekonomik bakımdan zengin olan kesimler tarafından  kullanılabilir.
       Marksist demokrasiye göre, bu nedenle batı ülkelerinde hak ve özgürlüklerin hukuksal olarak bulunmaları pek birşey göstermez. Çünkü bu hakları ancak güçlü olanlar kullanabilir. Nitekim de batı ülkelerinde durum böyledir.
      Eşitsizlik batı ülkelerinin demokrasilerini sarsmış ve halkı sosyal yönlerde arayışlara yöneltmiştir. Marksist demokrasilerde ise varolan eşitliğe karşın özgürlüklerin sınırlı bulunması halkı daha çok özgürlük arayışlarına yöneltmiştir. Gerek batı dünyası ve gerekse doğu dünyası kendi sistemlerinin mantığı içinde demokrasi ve insan hakları sorunlarına eğilmişler ve açıklamalar getirmeye çalışmışlardır.
            Demokrasi gibi bir rejimi toplumda güçlü olanlar istemezler. Belirli bir alanda gücü eline geçiren kesimler hemen kendi düzenlerinin kurmak ve doğrultuda toplumu yönetmek isterler. Tarihin her döneminde toplum içinde güçlü duruma gelen kişiler, grupların veya kesimlerin kendi yönetimlerini kurmak istemelerinin bir çok örneği görülmüştür.
      Bu tür antidemokratik ve oligarşik eğilimler genellikle güç merkezlerinden kaynaklanır ve eğer başarıya ulaşırsa topluma demokrasiye son vererek kendi yönetimini kurar. Bu nedenle demokrasiyi aydın ve güçsüz kesimler savunur.
      Toplum içindeki güç dengesi demokrasinin kurulup kurulmamasını veya yürütülüp yürütülmemesini belirleyen ana öğedir.      
    
Bu haber toplam 759 defa okunmuştur.
Etiketler:
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Henüz yorum eklenmemiştir.
Tarsus Akdeniz ©1994 - Tüm Hakları Saklıdır, Kaynak Gösterilmeden İçerik kopyalanamaz.

Haberler

Mersin Haber

Tarsus Haber
Oluşturma süresi(ms): -1