Mersin, Tarsus ve Bölgedeki gündem, ekonomi, son dakika, spor ve yaşam dünyasındaki önemli gelişmelerden anında haberdar olmak ister misiniz?

:

:

:

12 MART, 12 EYLÜL, 3 KASIM!!!...

12 MART, 12 EYLÜL, 3 KASIM!!!...
Tarih: 15 Eylül 2012 Cumartesi 18:24
12 MART, 12 EYLÜL, 3 KASIM!!!...
Yazı Boyutu:
Metni küçült
Metni büyüt
 
12 Mart 1971, 12 Eylül 1980 ve 3 Kasım 2002… Bu tarihler, iddia ediyorum ABD’nin Türkiye’de yaptığı darbelerin tarihleridir.
Bu darbelerin oluş şekillerine ve sonuçlarına baktığımızda, ilk darbenin ABD için “çıraklık”, ikincisi için “kalfalık” ve son olarak 3 Kasım 2002’de, seçime benzer bir şekilde gerçekleştirilen darbeye ise “ustalık” dönemi diyebiliriz. Yani ABD emperyalizmi, Türkiye’deki işbirlikçileri sayesinde, 3 ısırışla Türkiye’yi bitirme noktasına getirdi. Son ısırışı AKP’ye yaptırdı.
İktidara getiriliş şekilleri de AKP için “çıraklık”, “kalfalık” ve “ustalık” dönemleri oldu.
Kalfalıktan ustalığa geçiş ve ustalık döneminde neler yaptığı meydanda. Tam bir Amerikan ve İsrail görevlisi gibi çalışıyor. Yaptıkları her hizmet ABD ve İsrail’in işine yarıyor.
            İlk Amerikancı darbe Ordu içindeki SüperNATO elemanı  bir cunta tarafından gerçekleştirildi. İlk iş olarak TSK içindeki ulusalcı/Atatürkçü askerler tasfiye edildi, devrimci/sosyalist gençler idama gönderildi. Ama Meclis’i lağvedecek ve yeni bir anayasa yapacak güçleri yoktu.
            Bunun için “şartların hazırlanması” gerekiyordu. Şartlar olgunlaştıktan sonra TSK’nın üst yönetimini tamamen ele geçiren SüperNATO  cuntası, yani Amerikanın “bizim oğlanlar”ı, darbeyi gerçekleştirdiler.
            Darbeyi gerçekleştirenler, yine ilk iş olarak TSK içindeki ABD  karşıtları binlerce komutanı biçtiler. Meclis feshedildi. Siyasi partiler kapatıldı ve devamında 12 Eylül Anayasası, millete kabul ettirildi. Biraz da Sağ’dan olmak üzere, Sol’u tamamen bitirecek saldırı, işkence ve idam gerçekleştirdiler. 650.000 kişi gözaltına alındı ve 230.000 kişi yargılandı. İdamla yargılanan 7.000 kişi içinden 517’si hakkında idam cezası verildi. 50 kişi idam edildi. 171 kişi işkencede olmak üzere 300 kişi kuşkulu şekilde öldü. Açlık grevinde, kaçarken vurulan ve intihar ettiği söylenen onlarca insan hayatını kaybetti.
          Gelelim ABD’nin “Ustalık” dönemi olan 3 Kasım 2003 seçim maskeli darbesine!!!… ABD ve işbirlikçileri gerçekten de ustalaşmışlardı ve en yıkıcı ABD darbesini, millete “DEMOKRASİ” olarak yutturmuşlardı. Bu kez hükümet! Tam olarak ABD denetimine geçmişti. Başta, ABD ile 2 sayfa 9 maddelik gizli anlaşma yapanlar ve ABD’nin BOP eşbaşkanlığı görevini kabul eden yöneticiler vardı.
            Bu iktidarın özellikle 2007 seçimlerinden sonraki ekonomik, siyasi, askeri ve kültürel tüm politikalarına baktığımızda, tüm bunların Amerikancı bir darbeden de öte, bir dış güçlerin işgal operasyonu olduğu açıkça yaşanmaya başlandı.
            12 Eylül Amerikancı darbeden çok daha vahim sonuçlara yol açan iktidar uygulamaları, denetime alınan medya yalanları ve hizmet karşılığında gelen sıcak para kırıntılarıyla beslenenler ve çarpıtılan dini söylemlerle adeta uyuşturulanların desteği yüzünden, ülkemizi kaybeder duruma geldik.
            Bunların ilk iktidara getirildiği dönem, liderleri için çıraklık,2. dönem kalfalık, 3. dönem ise gerçekten de ustalık dönemi oldu. Medya ve Ordu tamamen; Yargı ise tamamına yakın bir şekilde iktidarın tam emrine alındı. Cumhuriyet yıkıldı. Laiklik ve Eğitim Birliği ortadan kaldırıldı. İddia ediyorum Türkiye’yi ve Atatürk’ü savunmak en büyük suç haline geldi. Bölücülüğün ve Cumhuriyet karşıtlığının azdırılmasından beter olarak, komşu ülkelerimize saldıran güçler, dokunulmaz ve engellenmez bir şekilde vatan topraklarını kullanmaya başladı. Türk Ordusu, kuruluşundan bugüne hiç görmediği, operasyon, tertip, aşağılama, itibarsızlaştırma ve komutan zayiatı  yaşatıldı. Ülkenin yeraltı ve yerüstü zenginlikleri tamamen yabancıların eline geçti. Güney ve Güneydoğu sınırlarımız tamamen bozuldu.
İlk darbecilerin 1-2 koruma ile, 2. darbecilerin 5-10 koruma ile, üçüncülerin  ise koruma ordusuyla ancak gezebilir duruma gelmeleri, ülkemizin kimler tarafından yönetildiğini ve demokrasinin ne kadar ilerlediğinin de göstergesidir.
Böylesine bir işgale ve yıkıma yol açan bir darbe yaşanır da, buna uygun  bir anayasa olmaz mı? İşte şimdi onu da hazırlıyorlar. İşgal altındaki Irak’ın bile kabul etmediği çok daha tehlikeli maddeler, ne yazık ki  “Atatürkçü” ve  “milliyetçi” geçinen muhalefet partilerinin liderlerinin ‘koşulsuz’ desteği ile yeni anayasa hazırlanıyor. Yani tabuta son çivi çakılıyor.
Sömürülen Afrika halkının elinde  bir tek İncil kalmıştı. Bizim Müslümanların elinde, korkarım Kur’an bile kalmayacak.
Bir insan ne kadar aptal, cahil, geri zekalı da olsa; (hatta hareket edebilen diğer tüm canlılar bile)  bazı olayları yaşayarak öğrenir ve yanlışlarından ders çıkarırlar. Bazıları,10 yıllık iktidar döneminde yaşananlardan hiçbir ders almadıkları gibi, bunu ‘iyi’ye, hatta ‘çok iyi’ olduğunu söyleyenler bile çıkabiliyor.
            Ne diyelim. Allah onlara da akıl fikir ve insanlık versin.

Bu haber toplam 674 defa okunmuştur.
Etiketler:
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Henüz yorum eklenmemiştir.
Tarsus Akdeniz ©1994 - Tüm Hakları Saklıdır, Kaynak Gösterilmeden İçerik kopyalanamaz.

Haberler

Mersin Haber

Tarsus Haber
Oluşturma süresi(ms): -1