Mersin, Tarsus ve Bölgedeki gündem, ekonomi, son dakika, spor ve yaşam dünyasındaki önemli gelişmelerden anında haberdar olmak ister misiniz?
Şevket Can-24 Kasım

:

:

:

Eski Savcı’dan CHP’li Başkana “Yalancılık” Suçlaması!

SİYASET
Tarih: 18 Ekim 2017 Çarşamba 14:32
Güncelleme: 18 Ekim 2017 Çarşamba 14:56
Eski Savcı’dan CHP’li Başkana “Yalancılık” Suçlaması!
Yazı Boyutu:
Metni küçült
Metni büyüt
2004 yılında yapılan yerel seçimlerde CHP Tarsus Belediye Başkan aday adayı olan eski Cumhuriyet Savcısı Osman Homurlu, yazılı bir açıklama yaparak, CHP Mersin İl Başkanı Abdullah Özyiğit'e yönelik olarak “Tüm bu gelişmeler karşısında il Başkanlığı, önce eşit bir anlayış ve demokratik bir seçim yapacağını, sandıkta görevlilerimizin de bulunacağını, herkese duyurunun yapılacağını sözünü vermesine rağmen ,bu sözünü yerine getirmedi” ifadesini kullandı ve yalancılıkla suçladı!
 
İl ve ilçe kongre sürecinin halen devam ettiği CHP’de parti içi tartışmalar bitmek bilmiyor. Daha önce CHP Tarsus İlçe kongresinde başkanlık görevine aday olduğunu açıklayan Homurlu, açıklamasında adaylıktan çekildiğini, gerekçeleriyle kamuoyu ile paylaştı.

 
Açıklamasında mevcut Tarsus CHP ilçe yönetimine yönelik ağır eleştirilerde bulunan Osman Homurlu, sert açıklamasında verdiği sözleri yerine getirmemekle suçladığı il başkanını da eleştirdi.
Osman Homurlu’nun açıklaması şöyle:
 
Tarsusumuz,   yaklaşık 350.000 nüfus ve Mersin seçmeninin yaklaşık 1/ 4 ünü oluşturan ve siyasette  etkin ve belirleyici olan önemli bir kenttir. Kentimizin, Atatürk ve Cumhuriyet değerleri içerisinde hak ettiği yeri almasını istemek her CHP ‘ li  üye gibi bizim de ortak düşüncemizdir.
 
Bu nedenle, İlçemizde Parti yönetiminin herkese açık, eşitlikçi, saygı ve sevgi esasına bağlı, demokrat bir yönetim anlayışını hakim kılma düşüncesiyle,  CHP ilçe başkanlığına  aday olacağımı belirtmiştim.
Bu çalışmalarımızı bizim gibi düşünen bir  çok  partili arkadaşımızla bu güne değin sürdürdük.
Çalışmalarımızda aldığımız güç ve dayanak sadece partimizin tüzük ve yönetmelikleriydi.
Ancak bu yönetmeliklere uyulmadığını ve her türlü keyfi anlayışın sürdüğünü gördük.
Bunlarla ilgili birçok uyarılarımızı il Başkanlığımıza ve Genel Merkezimize sayısız defa ilettik.
 İl Başkanlığına verdiğimiz 07.09.2017 tarih 141 sayılı, 09.09.2017 tarih 143 sayılı, 13.09.2017 gün 147 sayılı dilekçelerimiz , Tarsus CHP İlçe Başkanlığına  Tarsus 1.Noterliği kanalıyla gönderdiğimiz itiraz dilekçelerimizdeki itirazlarımız reddedilmiştir. İlçe Başkanlığının dilekçemizi işleme koymaması sebebiyle  12.10.2017 gün 203 sayılı dilekçelerimizle İl Başkanlığına süresinde itiraz edilmiş, bu dilekçemize henüz cevap verilmemiştir.Bu hukuksal girişimimiz sürdürülecektir.
Ancak hala bir netice alabilmiş değiliz.Bu nedenle partililerimize ve kamuoyuna bu açıklamayı yapmak zaruri bir hal almıştır:

2014 yılında yapılan,  benim de aday adayı olduğum Tarsus Belediye Başkanlığı seçiminde , yaptığı bağışlanmaz hatalarla , parti tabanının taleplerine  yanıt vermeyerek ,mesleki bakımdan da dengesiz  bir belediye meclis üyesi listesini kesinleştirerek,  10 nitelikli  aday adayının bir yıla yakın fedakarca   çalışmasına  rağmen  seçimi kaybetmenin asıl sorumlusu olan ,  tüm CHP üyelerinin tepkisini çeken CHP Tarsus İlçe örgütü, yerel Seçimin kaybından sonra kendini soyutlayıp başkalarını suçlayarak, öz eleştiri yapmadıkları gibi her suçu yarattıkları günah keçisinin üzerine yıkarak sorumluluklarından kurtulma yolunu seçmişlerdir.
            CHP Genel Merkezi’ nin Millet vekili seçimlerinde tüm üyelerle eğilim yoklaması yapılması kararı gereğince,  parti üyeleri demokratik olarak sandıkta oy kullanıp, kimleri millet vekili görmek istediklerini belirlemişler, üzülerek belirteyim ki,  İlçe örgütü’ nün eğilim yoklamasında,  sandıkta seçim evraklarında usulsüzlükler yaptıkları,  bazı adayların lehine ağırlık koydukları halk nazarında  ayyuka çıkmıştır.Millet vekili seçiminde İlçe örgütünün başarısı yoktur.

            Uzun zamandır parti üyeleri partiden kopmuş, çelenk koyma törenlerinde , bayramlarda  katılım asgariye inmiş, parti binası boşalmıştır. Partiye gelen  üyeler bazı  yöneticilerin  saygısız davranışları  sebebiyle  partiden uzaklaşmışlardır.
Gözetim, denetim ve koordinasyonu sağlayarak partinin başarısını esas alması gereken CHP  İl Başkanlığı ve CHP  genel merkezi adeta sessiz kalmıştır.
Ben bu partiye gönül vermiş,haktan ve adaletten ayrılmamış Emekli bir Cumhuriyet Savcısı olarak soruyorum:

-Genel Merkezin yayımlamış olduğu 5608 kayıtlı üyeye rağmen,bunların içerisinden seçilmeyip (12 ) üye olmayan insanın delege yapılması hangi akla hizmettir?
-Mezitlide ikamet eden bir üyeyi Tarsus’un Tepeköy’ünde kayıtlı üyemiz varken onu yok sayıp,Mezitlide ki üyeyi Tepeköyden delege yapmak hangi akla hizmettir ?
-Nemiroğlu köyünden birini delege yapmayıp ta,Tarsus öğretmenler mahallesinde ikamet eden köyle hiçbir ilgi ve alakası olmayan bir üyeyi delege yapmak hangi akla hizmettir?

-Yine bir çok kişiyi ikametleri dışındaki mahallelerden delege yapmak o mahalleliyi yok saymak değil midir?

-Yine sözüm ona SEÇİM adı altında yapılan ve her türlü usulsüzlükleri  ve hukuksuzlukları yapmalarına rağmen,seçimlerde seçilenlerin silinerek,yerlerine başka isimlerin yazılması neye ve kime hizmettir?

Delege tarihlerini ve yerlerini asmayarak,duyurmayarak,gizleyerek ve hatta delege olanları bile asmayarak, duyurmayarak ve her türlü itirazları ortadan kaldırmak suretiyle,delege olanın veya olmayanın bilinmediği bir durum yaratarak neye ve kime hizmet edilmektedir?
Eminim ki birçok kişi delege olup olmadığını kongre salonunda görecektir.Bu nasıl demokrasi anlayışıdır? Hangi yönetmeliğe,hangi tüzüğe ve daha önemlisi hangi kanuna uymaktadır?

Bizler arkadaşlarımızla bu mücadelemizi bugüne kadar sürdürdük,bundan sonra da sürdüreceğiz.Siyasi partiler kanunu dahil her türlü hukuki arayışımız sürecektir.
Partide bu hukuksuzluklara DUR demesi gerekenlerin, sessiz kalmalarının altında kendi  menfaatleri ve geleceklerinden başka hiçbir gerekçe bulunmamaktadır.
 Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün; ’’Benim iki büyük eserim vardır.Biri Cumhuriyet,diğeri Cumhuriyet Halk Partisidir ‘’  Diyerek ,Partimize verdiği önem ortadayken ,CUMHURİYETİMİZE  ve kuruluş felsefesine HALKIMIZLA beraber siyaset yapması  ve CUMHURİYETİMİZİ koruması gerekenler, acaba  bu yönetim anlayışı  ile neye ve kime hizmet etmektedirler?
Acaba bu partide ‘’SEÇ BENİ SEÇEYİM SENİ’’ kurgusu ile hareket ederek,
Belediye Başkan adayı,Milletvekili adayı  vs. gibi ikbal peşinde olanlar,Cumhuriyet değerleri her geçen gün yok edilirken, bu anlayışla acaba neyi nasıl kazanacaklardır?
            Tüm bu gelişmeler karşısında il Başkanlığı, önce eşit bir anlayış ve demokratik bir seçim yapacağını, sandıkta görevlilerimizinde bulunacağını,herkese duyurunun yapılacağını sözünü vermesine rağmen ,bu sözünü yerine getirmeyerek,Tarsus CHP ilçe başkanlığının 08.09.2017 saat:11.32 de Facebook’tan sadece birkaç merkez mahallenin sandık yerleri (ki birçoğu özel konutlardadır) 16 uzak mahalle ise ilçe binasında olmak üzere 10.09.2017 tarih ve saat 09:00-11:00 arasında oldu bittiye getirilerek yapılmıştır.

İl Başkanlığının vurdumduymazlığı ve tüm bu yaşananlara sessiz kalması,ayrıca Genel Merkeze ve Genel Başkanımıza bu durumlar iletilmesine rağmen bir netice alınamadığından,hukuksuzlukların ve usulsüzlüklerin sürdüğünü gördüğümüzden eşit , demokratik ve adaletli bir yarışmanın olmayacağı kanaatine vardığımızdan ilçe Başkanlığı Adayı olmayacağımı belirtiyorum.

Bu süreçte yanımızda olan desteklerini esirgemeyen Partililerimize şükranlarımı sunuyorum,hukuk ve adalet yolunda şaşmadan mücadelemize devam edeceğimizi duyuruyorum.Saygılarımla.”

 
Bu haber toplam 1233 defa okunmuştur.
Etiketler:
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Henüz yorum eklenmemiştir.
Tarsus Akdeniz ©1994 - Tüm Hakları Saklıdır, Kaynak Gösterilmeden İçerik kopyalanamaz.

Haberler

Mersin Haber
Oluşturma süresi(ms): -1